Özsarı, Tamer

Loading...
Name Variants
Job Title
Email Address
NULL
Main Affiliation
14.02. Internal Medicine
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
No research topics data found.

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
No records found in other affiliations.
Scholarly Output

3

Articles

2

Views / Downloads

235/559

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

3

Scopus Citation Count

3

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

1.00

Scopus Citations per Publication

1.00

Open Access Source

2

Supervised Theses

0

JournalCount
Turkish Journal of Pediatrics1
Van Tıp Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Fetal sodium valproate exposure causes Baller-Gerold syndrome phenotype: Both phenotypes in the same family
    (2009) Özdemir, Özmert M.A.; Kılıç, İlknur; Özsarı, Tamer; Kılıç, B.Alper; Faivre, L.; Aral, Bernard; Gürses, Dolunay
    Baller-Gerold syndrome (BGS) is characterized by craniosynostosis and preaxial upper-limb malformations, and it has an autosomal recessive inheritance. Valproate syndrome occurs after exposure to valproic acid in utero, and is characterized by trigonocephaly. Both syndromes can also present with other malformations. Herein, we report a female newborn and her brother who both had a history of fetal exposure to maternal anti-epileptic drugs, especially sodium valproate. On physical examination of the female patient, craniosynostosis, trigonocephaly, right radius aplasia and hypoplastic thumb, and cardiac and renal malformations were determined, and she was diagnosed with BGS phenotype. The brother's examination revealed trigonocephaly, polymastia and hypospadias, and he was diagnosed with valproate syndrome. Based on these patients, we aimed to add further evidence in the literature indicating that the use of sodium valproate alone and in combination with other anti-epileptic drugs throughout pregnancy can increase the risk of serious fetal congenital malformations depending on the doses.
  • Article
    Meningokoksemili Çocukta Erken Tedavi
    (2014) Özsarı, Tamer; Arvas, Gülhan; Karaduman, Dolunay; Kaya, Bülent; Yakut, Kahraman; Bora, Aydoğan
    Meningokoksemi ani başlangıçlı, hızlı seyirli, ateş ve peteşiyal döküntü ile karakterize, purpura fulminans, septik şok ve çoklu organ yetersizliğine neden olan mortalitesi yüksek bir hastalıktır. İki gün öncesinden ateş ve halsizlik şikayeti olan 10 aylık kız hasta son 3 saat içinde vulvada döküntülerinin çıkması üzerine getirildiği çocuk acil servisinde meningokoksemi tanısıyla hastanemize kabul edildi. Takibinde purpura fulminans gelişen hastanın uygun antibiyotik ve destek tedavisi ile genel durumu düzeldi. Bu yazıda meningokoksemi sırasında oluşabilecek komplikasyonların önlenmesinde erken antibiyotik ve destek tedavisinin önemi vurgulanmıştır
  • Specialist Thesis
    Nekrotizan enterokolit modeli oluşturulan ratlarda profilaktik olarak kullanılan Resveratrol and Melatonin'in gastrointestinal sisteme, oksidatif strese etkileri
    (2010) Özsarı, Tamer; İlknur Kılıç
    Bu çalışmada sıçan yavrularında hipoksi?reoksijenizasyon (H/R) modeli uygulanarak oluşturulan intestinal hasarda, H/R'den önce profilaktik uygulanan resveratrol ve melatonin koruyucu etkileri araştırıldı. Bir günlük 28 adet Wistar albino türü sıçanlar randomize olarak Kontrol, NEK, Resveratrol+NEK, Melatonin+NEK olmak üzere dört gruba ayrıldı. Kontrol ve NEK grubuna % 0.9'luk serum fizyolojik, Resveratrol+NEK grubuna resveratrol 30 mg/kg/gün, Melatonin+NEK grubuna melatonin 10 mg/kg/gün, günde bir kez üç gün süreyle verildi. Dördüncü günde, kontrol grubu dışındaki tüm sıçanlar hava geçirmez kapalı bir ortamda, önce beş dk süreyle % 100 CO2, hemen ardından beş dk % 100 oksijen solutularak, H/R yöntemiyle NEK modeli oluşturuldu. H/R'den en az dört saat sonra tüm sıçanlar dekapite edildi. Histopatolojik ve biyokimyasal incelemeler için barsak doku örnekleri alındı. Barsak doku örneklerinden biyokimyasal olarak malondialdehid (MDA) ve redükte glutatyon (GSH) düzeyleri ölçüldü. Çalışma sonunda, histopatolojik olarak en ağır hasarlanmanın NEK grubunda olduğu, Resveratrol ve melatoninin NEK'e karşı histopatolojik olarak belirgin koruyucu olduğu saptandı. Barsak dokusunda MDA düzeylerinin NEK grubunda belirgin arttığı, buna karşın GSH aktivitesinin belirgin azaldığı görüldü. Resveratrol ve melatoninin MDA düzeylerini belirgin azalttığı, GSH aktivitesini belirgin arttırdığı görüldü. Sonuç olarak H/R'nun ratlarda NEK gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğu, Resveratrol ve Melatoninin NEK'e karşı belirgin koruyucu etkilere sahip oldukları bulundu.