Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11499/46036
Browse
2 results
Search Results
Article Rus Bilimkurgusunda Ekoeleştiri: Strugatski Kardeşlerin Eserleri Üzerine Bir İnceleme(2025-09-30) Söyler, SinemSovyet Dönemi Rus fantastik edebiyatının en önemli yazarlarından olan Arkadi ve Boris Strugatski, sadece bilimkurgu ve fantastik türlerine yenilikler getirmekle kalmayıp aynı zamanda eserlerinde derin felsefi ve toplumsal temaları da işleyerek edebiyatta fantastiğin güçlü bir tür olarak yerini bulmasını sağlamışlardır. Bilim ve insan deneyimi ile beslenen yazarlar, eserlerinde hem bilimin sağladığı verileri hem de fantastiği kullanarak insanın geçmişten günümüze ve gelecekte karşılaşabileceği veya karşılaştığı sorunları ve olayları anlatmışlardır. Bu çalışmada yazarların en bilinen Tanrı Olmak Zor İş (Трудно Быть Богом 1964), Uzayda Piknik (Пикник на Обочине 1972) gibi romanları üzerinden ekoeleştirel bir okuma yapılacaktır. Çevresel adalet anlayışı çerçevesinde, insanın doğal dünya ile kurduğu ilişkiyi sosyal, kültürel ve tarihsel bağlamlarıyla birlikte inceleyen ekoeleştiri, yazılan bu romanlarda Kardeşlerin tasavvur ettikleri gelecek yaşam ve onun getirileri, toplumun yarattığı karmaşanın sebep olduğu bozulmalar ve mutasyona uğrayan bir doğayı incelememize olanak sağlayacaktır. Çoğulcu yöntem kullanılan bu çalışmada eserler ve yazarlar hakkında literatür taraması yapılmış, yazarların eserleri, doğa ve ekoloji temalı yazıları ayrıntılı bir biçimde okunmuştur.Conference Object Rus göçmen edebiyatı temsilcisi Vladimir Nabokov’un “Göz” romanında ayna motifi(Pamukkale Üniversitesi, 2022) Söyler, Sinem20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Rus Göçmen Edebiyatının temsilcisi Vladimir Nabokov(1899- 1977), Rusya’da 1917 Ekim devriminden sonra 1. Göç dalgasına hazırlıksız yakalanan aydın ve sanatçıdır. Göçten sonra ailesi ile Berlin’e yerleşen Vladimir Nabokov, bir süre maddi sıkıntılar yaşamış bu sebeple ülke değiştirmiş, geçimini öykü, tiyatro oyunu, şiir, roman yazarak, çeviriler yaparak, Avrupa ve Amerika’daki çeşitli üniversitelerde edebiyat dersleri vererek sağlamıştır. Hem Rus dili hem İngiliz dilinde eserler veren Vladimir Nabokov’un yaratıcılığında sadece Rus kültürü değil aynı zamanda dünya klasik edebiyatı geleneğinin de etkisi vardır. Nabokov‘un kültürel mirası içinde 17 roman, 2 uzun hikâye, yaklaşık 10 kadar öykü seçkisi, 10 piyes, 8 şiir kitabı ve ayrıca çeşitli gazetelerde, eleştirel, edebi nesirleri de vardır. Vladimir Nabokov’un 1930 yılında Paris’te çıkan Rus göçmen dergisi “Sovremennaya Zapiski’de” yayınlanan “küçük bir roman” olarak adlandırdığı eseri “Göz (Sogliadatay)” romanı bu çalışmanın konusunu oluşturur. Rus Dönemi (1940 yılına kadar ki çalışmaları) ve Amerika Dönemi (1940 yılından sonraki çalışmaları) olmak üzere ikiye ayrılan Vladimir Nabokov’un sanat yaşamında “Göz” romanı Rus dönemine aittir. Çalışma da “Göz” romanında hayal ve gerçeklik arasındaki ilişkinin aracısı, en eski ve en gizemli eşyalardan biri olan ayna motifinin incelenmesine değinilmiştir. Eski zamanlardan beri ayna, biçimsel gerçekliği yansıtma özelliği yanında hayal gücü, bilinç, ay ve güneş gibi farklı semboller ile ayrıca ölüleri diriltme, yokluğu gösterme ve çirkini güzele dönüştürme yeteneği gibi özelliklerle de ilişkilendirilmektedir. Vladimir Nabokov’un yaratıcılığında ayna genel olarak kullandığı bir motiftir. Nabokov yaratıcılığında ayna kahraman ve onun etrafındaki dünyayı simgeler. Onun kahramanları için ayna; öbür tarafa, başka bir dünyaya açılan bir kapı, geçmişin dünyası ya da hayal dünyası olabilir. Araştırmanın amacı, Vladimir Nabokov’un Rus dönemine ait “Göz” romanında ayna motifinin eserde ifade ettiği anlamları analiz etmek ve bu incelemenin temelinde Nabokov’un sanatsal özgünlüğünü ortaya çıkarmaktır. Gleb Struve, Vladimri Aleksandrov, D. Barton Johnson, Joseph Wray Connolly, Kseniya Basilaşvili ve Yelena.Poleva gibi Vladimir Nabokov ve eserleri üzerine çalışmalar yapmış araştırmacı yazarların metinleri ile psikanalizde Jaques Lacan, edebiyatta Mihail Bahtin, Abram Vulis, Leonid Stoloviç gibi kuramcıların ayna üzerine yaptığı çalışmalar bu çalışmanın malzemesini oluşturur.
