PAU GCRIS Premium Database
The scientific memory of Pamukkale University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Attilâ İlhan’ın şiirlerinde mitik unsurlar
Master Thesis
184597
Özdemir Asaf'ın “Çiçek Senfonisi’’ adlı şiir kitabındaki cümlelerin yapısal tahlili
Master Thesis
170375
Recent Submitted Publications
Ergenlik Döneminde Manevi İhtiyaçlar Ve Rehberlik Teknikleri
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Mezkit, Nurullah; Bostan, Yasin
Bu araştırmanın amacı, ergenlik döneminde bireylerin manevi gelişim süreçlerinde rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinin rolünü incelemek ve bu faaliyetlerin gençlerin psikososyal uyumlarına, değer yönelimlerine ve anlam arayışlarına olan katkılarını ortaya koymaktır. Ergenlik, bireyin kimlik kazanımı, değer sistemini oluşturması ve aidiyet duygusunu geliştirmesi açısından kritik bir dönemdir. Bu süreçte yaşanan kimlik karmaşası, anlam arayışı ve duygusal dalgalanmalar, bireyin manevi desteğe duyduğu ihtiyacı artırmaktadır. Araştırmada, manevi danışmanlık hizmetlerinin bireylerin ruhsal dengelerini sağlamada ve inanç temelli bir yaşam bilinci kazanmalarında ne ölçüde etkili olduğu analiz edilmiştir. Araştırma, nitel yöntem çerçevesinde tasarlanmış; veriler, literatür taraması ve uygulamalı alan gözlemleriyle elde edilmiştir. Mevcut literatür, manevi rehberliğin psikolojik danışmanlık süreçleriyle benzer temellere dayandığını, ancak bireyin ruhsal yönünü daha derinlemesine ele aldığını göstermektedir. Çalışmada; bireysel manevi danışmanlık görüşmeleri, değer odaklı grup rehberliği uygulamaları, empati ve öz-farkındalık etkinlikleri ile manevi sohbetlerin rehberlik sürecine katkısı detaylı biçimde incelenmiştir. Literatürde yer alan farklı yaklaşımlar bir araya getirilerek, manevi rehberlik modelinin hem bireysel hem de toplumsal düzeyde katkı sağladığı ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlara göre manevi danışmanlık, ergen bireylerin kimlik gelişimini desteklemekte, aidiyet duygusunu güçlendirmekte ve yaşama karşı umutlu bir bakış açısı kazandırmaktadır. Grup rehberliği çalışmaları, öğrencilerin sosyal ilişkilerinde empati ve hoşgörü geliştirmelerine katkı sağlamış; bireysel görüşmeler, gençlerin içsel farkındalık düzeyini artırmıştır. Manevi sohbetlerin düzenli biçimde yürütüldüğü ortamlarda, öğrencilerin özsaygı, sabır ve merhamet gibi değerleri daha güçlü biçimde içselleştirdikleri gözlemlenmiştir.
The purpose of this research is to examine the role of guidance and counseling activities in the spiritual development of individuals during adolescence and to reveal the contributions of these activities to young people's psychosocial adaptation, value orientations, and search for meaning. Adolescence is a critical period for individuals to acquire an identity, establish their value system, and develop a sense of belonging. Identity confusion, search for meaning, and emotional volatility experienced during this period increase an individual's need for spiritual support. This research analyzes the extent to which spiritual counseling services are effective in maintaining individuals' spiritual balance and acquiring a faith-based awareness of life. The research was designed within the framework of qualitative methods, and data were obtained through literature review and applied field observations. Existing literature demonstrates that spiritual guidance is based on similar principles to psychological counseling processes but addresses the individual's spiritual side more deeply. This study examined in detail the contribution of individual spiritual counseling sessions, value-focused group guidance practices, empathy and self-awareness activities, and spiritual conversations to the guidance process. By combining different approaches in the literature, it was demonstrated that the spiritual guidance model contributes to both individual and societal levels. The results indicate that spiritual counseling supports adolescents' identity development, strengthens their sense of belonging, and fosters a hopeful outlook on life. Group guidance sessions contributed to students' development of empathy and tolerance in their social relationships, while individual sessions increased young people's level of self-awareness. In environments where spiritual conversations are regularly held, students have been observed to internalize values such as self-esteem, patience, and compassion more strongly.
Afet Dönemlerinde Manevi Danışmanlık Ve Rehberlik Hizmetleri
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Dağdelen, Melek; Bostan, Yasin
Afetler, bireylerin ve toplumların yaşamlarını derinden etkileyen olağanüstü durumlar olarak psikolojik, sosyal ve manevi açıdan önemli sorunlara yol açmaktadır. Bu araştırmanın amacı, afet dönemlerinde manevi danışmanlık ve rehberlik faaliyetlerinin bireysel iyileşmeye, toplumsal dayanışmaya ve yeniden yapılanma süreçlerine katkısını incelemektir. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış, literatür taramasıyla elde edilen veriler değerlendirilmiş, önceki saha çalışmaları, akademik makaleler ve raporlar analiz edilmiştir. Literatürde yapılan incelemeler, manevi danışmanlığın afet öncesi hazırlık, afet anında krize müdahale ve afet sonrasında iyileşme süreçlerinde önemli bir işlev üstlendiğini göstermektedir. Çeşitli araştırmalar, manevi destek hizmetlerinin bireylerin yaşadıkları kayıpları anlamlandırmalarına yardımcı olduğunu, psikolojik dayanıklılıklarını artırdığını ve toplumsal uyum süreçlerini hızlandırdığını ortaya koymaktadır. Afet sonrası yas süreci yaşayan bireylerin manevi danışmanlık hizmetlerinden yararlandıklarında daha sağlıklı bir iyileşme sürecine girdikleri, çocuklar ve gençlere yönelik danışmanlık faaliyetlerinde ise farklı yöntemlerin etkili olduğu görülmektedir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, manevi danışmanlığın afet yönetimi politikalarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle afet öncesi eğitimler, manevi farkındalık çalışmaları ve afet anında sağlanan manevi destek hizmetlerinin, kriz yönetiminde önemli katkılar sunduğu belirlenmiştir. Manevi danışmanlık uygulamalarında etik ilkelerin gözetilmesi, bireylerde güven duygusunu pekiştirmekte ve sürecin verimliliğini artırmaktadır. Elde edilen bulgulara dayanarak öneri olarak afet yönetiminde manevi danışmanlık hizmetlerinin kurumsal düzeyde daha sistematik şekilde yapılandırılması, ilgili personelin sürekli eğitimlerle desteklenmesi ve toplumda manevi dayanıklılığı artırmaya yönelik programların yaygınlaştırılması gerekmektedir.
Disasters, as extraordinary events that profoundly affect the lives of individuals and societies, lead to significant psychological, social, and spiritual problems. The purpose of this research is to examine the contribution of spiritual counseling and guidance activities to individual recovery, social solidarity, and reconstruction processes during disaster periods. Qualitative methods were used in the research, data obtained through a literature review was evaluated, and previous field studies, academic articles, and reports were analyzed. Literature reviews indicate that spiritual counseling plays an important role in pre-disaster preparation, crisis response during disasters, and post-disaster recovery. Various studies demonstrate that spiritual support services help individuals make sense of their losses, increase their psychological resilience, and accelerate social adaptation. Individuals grieving after a disaster experience a healthier recovery when they utilize spiritual counseling services, and different methods are found to be effective in counseling activities for children and youth. The results of the study demonstrate that spiritual counseling should be made an integral part of disaster management policies. In particular, pre-disaster training, spiritual awareness programs, and spiritual support services provided during disasters have been found to make significant contributions to crisis management. Furthermore, observing ethical principles in spiritual counseling practices strengthens individuals' sense of trust and increases the efficiency of the process. Based on the findings, the recommendations include a more systematic structuring of spiritual counseling services in disaster management at the institutional level, continuous training of relevant personnel, and the expansion of programs aimed at increasing spiritual resilience in society.
Tasavvuf Ve Tarikatların Ruh Sağlığına Ve Maneviyata Etkisi
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Doğan, Rıdvan; Mutluel, Osman
Tasavvuf ve tarikatlar, insanın manevi gelişiminde ve ruhsal denge arayışında tarih boyunca önemli bir işlev üstlenmiştir. Zikir, sohbet ve manevi eğitime terbiyeye dayalı tatbikatlar, şahsın ruhi huzur bulmasına, benlik bilincini geliştirmesine ve hayatın anlamına dair derin bir farkındalık kazanmasına katkıda bulunmaktadır. Modern psikoloji ve maneviyat araştırmaları da tasavvufi uygulamaların kaygı, stres ve yalnızlık gibi ruhsal sorunların hafifletilmesinde olumlu etkiler sunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda tasavvuf yalnızca bireyin ruh sağlığını desteklemekle kalmamakta, aynı zamanda toplumsal dayanışma empati ve manevi bağların güçlenmesine de aracılık etmektedir.
Sufism and religious orders have historically played a significant role in the spiritual development of individuals and in the pursuit of inner balance. Practices based on remembrance (dhikr), spiritual discourse, and moral training contribute to the attainment of inner peace, the cultivation of self-awareness, and the acquisition of a profound understanding of the meaning of life. Contemporary research in psychology and spirituality also demonstrates that Sufi practices exert beneficial effects in alleviating psychological difficulties such as anxiety, stress, and loneliness. In this context, Sufism not only supports individual mental health but also facilitates social solidarity, empathy, and the strengthening of spiritual bonds within the community.
Manevi Destek Sürecinde Empati, Aktif Dinleme Ve İlişki Kurma Becerileri
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Demir, Nazlı; Şimşek, İsmail
Bu araştırmanın temel amacı, manevi destek hizmeti veren profesyonel ve gönüllülerin, destek sürecinde empati, aktif dinleme ve ilişki kurma becerilerinin önemini ve bu becerilerin destek alan birey üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemektir. Çalışma, nitel araştırma yöntemleri kullanılarak yürütülmüş, bu alanda deneyim sahibi uzmanlarla yapılan derinlemesine görüşmeler ve kapsamlı bir literatür taraması ile zenginleştirilmiştir. Bu sayede, psikoloji, ilahiyat ve sosyal hizmet gibi farklı disiplinlerin manevi desteğe bakış açıları sistematik bir şekilde değerlendirilmiştir. Araştırma, destek veren kişinin empatik yaklaşımının, destek alan bireyin kendini anlaşılmış, değerli ve yargılanmamış hissetmesini sağladığını ortaya koymaktadır. Empati, sadece duygusal bir durumun farkında olmakla kalmayıp, o durumu içselleştirmeyi ve kişinin bakış açısıyla dünyayı görmeyi gerektirmektedir. Bu, destek sürecinin en önemli adımlarından biridir. Empatiyle iç içe çalışan bir diğer kritik beceri ise aktif dinlemedir. Yüzeydeki kelimelerin ötesine geçerek kişinin ifade edemediği duyguları, ihtiyaçları ve kaygıları anlamayı mümkün kılmaktadır. Aktif dinleme, destek alan bireye "Buradayım ve seni önemsiyorum" mesajını etkili bir şekilde iletmektedir. Bu iki beceri, manevi destekçinin bireyle güvene dayalı sağlam bir ilişki kurmasının temelini oluşturmaktadır. Kurulan bu güçlü ilişki ağı, kişinin en mahrem manevi sorunlarını ve inanç krizlerini dahi rahatlıkla paylaşmasını teşvik etmektedir. Elde edilen sonuçlar, bu üç beceriye sahip manevi destekçilerin, danışanın ruhsal iyileşme sürecine doğrudan ve anlamlı katkılar sağladığını, böylece daha kalıcı ve olumlu sonuçlar elde edildiğini göstermektedir. Bu bağlamda, gelecekte manevi destek alanında çalışacak bireylerin ve mevcut profesyonellerin bu temel becerileri geliştirmesi için uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılması önemli bir öneri olarak sunulmaktadır.
The primary aim of this research is to deeply examine the importance of empathy, active listening, and relationship-building skills in the support process for professionals and volunteers providing spiritual support services, and the effects of these skills on the individual receiving support. The study was conducted using qualitative research methods, enriched by in-depth interviews with experts experienced in this field and a comprehensive literature review. This allowed for a systematic evaluation of the perspectives on spiritual support from different disciplines such as psychology, theology, and social work. The research reveals that the empathetic approach of the support provider enables the individual receiving support to feel understood, valued, and not judged. Empathy requires not only being aware of an emotional state but also internalizing that state and seeing the world from the person's perspective. This is one of the most important steps in the support process. Another critical skill that works closely with empathy is active listening. It goes beyond superficial words, making it possible to understand the emotions, needs, and anxieties that the person cannot express. Active listening effectively conveys the message "I am here and I care about you" to the individual receiving support. These two skills form the foundation for a spiritual supporter to establish a strong, trusting relationship with the individual. This strong network encourages the person to comfortably share even their most intimate spiritual problems and crises of faith. The results show that spiritual supporters possessing these three skills make direct and meaningful contributions to the client's spiritual healing process, thus achieving more lasting and positive results. In this context, it is suggested that widespread practical training programs should be implemented to develop these fundamental skills in individuals who will work in the field of spiritual support in the future and in current professionals.
Misyonerlik Faaliyetlerine Karşı Manevi Desteğin Önemi
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Şakar, Gülizar; Eşmeli, İsmet
Küreselleşmeyle birlikte dinler arası etkileşim artmış, iletişim çağının verdiği hız ve ulaşılabilirlik ile yoğun misyonerlik faaliyetleri görülmeye başlanmıştır. Bu durum özellikle kültür ve dini yapısı güçlü olan bizim gibi toplumlar için kimlik ve inanç açısından ciddi bir tehdit oluşturmaya başlamıştır. Bu projede, misyonerlik nedir ve nasıl yürütülür, misyonerliğin toplumsal etkileri nelerdir, bu konuda manevi desteğin önemi nedir konuları üzerinde durulacak, manevi desteğin dini bilgi ve eğitimle ilişkisi incelenecektir. Ailede manevi eğitim, gençlerle etkin iletişim ve kurumsal manevi desteğin önemi konuları üzerinden misyonerlik faaliyetlerinin sadece inançla ilgili olmadığı, kültürel, siyasi ve sosyal bir dönüşüm aracı olduğu üzerinde durularak buna karşı en güçlü savunmanın bireyin maneviyatı olduğu aktarılacaktır. Sonuç itibariye misyonerlik faaliyetlerine karşı fiziksel değil eğitici ve maneviyat odaklı bir direncin önemine vurgu yapmak amaçlanmaktadır.
With globalization, interreligious interaction has increased, and with the speed and accessibility provided by the age of communication, intense missionary activities have begun to be observed. This situation has started to pose a serious threat in terms of identity and belief, especially for societies like ours that have strong cultural and religious structures. In this project, the issues of what missionary activity is and how it is carried out, what the social effects of missionary activity are, and what the importance of spiritual support in this regard is will be addressed, and the relationship between spiritual support and religious knowledge and education will be examined. Through the topics of spiritual education in the family, effective communication with youth, and the importance of institutional spiritual support, it will be emphasized that missionary activities are not only related to belief, but are also a tool of cultural, political, and social transformation, and it will be conveyed that the strongest defense against this is the individual’s spirituality. Ultimately, it is aimed to emphasize the importance of an educational and spirituality-oriented resistance against missionary activities, rather than a physical one..

