PAU GCRIS Premium Database
The scientific memory of Pamukkale University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Attilâ İlhan’ın şiirlerinde mitik unsurlar
Master Thesis
184597
Özdemir Asaf'ın “Çiçek Senfonisi’’ adlı şiir kitabındaki cümlelerin yapısal tahlili
Master Thesis
170375
Recent Submitted Publications
Zararlı akımlara karşı manevi destek ve önemi
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Pınarcı, İshak; Eşmeli, İsmet
Zararlı akımlar, radikalleşme, manevi destek, dini başa çıkma, manevi iyi oluş, psikolojik sağlamlık
Harmful movements, radicalization, spiritual support, religious coping, spiritual well-being, psychological resilience, youth
Sevan Nişanyan’ın “Halim İle Selim” Adlı Kitabındaki Mantıksal Hatalar Ve Teizm – Ateizm Açısından Eleştirisi
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2026) Apa, Huriye; Şimşek, İsmail
Bu çalışmada Sevan Nişanyan’ın “Halim ile Selim” adlı kitabındaki mantıksal hatalar ve teizm – ateizm açısından eleştirisi yapılarak ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma nitel ve durum çalışması olarak yürütülmüştür. Araştırmanın evren ve örneklemini Nişanyan’ın “Halim ile Selim” adlı kitabı oluşturmuştur. Araştırma sonucunda “Halim ile Selim” adlı kitaptaki metnin bütününe yayılan tutarsızlık, çarpıtma ve indirgeme stratejilerinin belirgin olduğunu göstermektedir. Nişanyan’ın önsözünde belirttiği üzere diyalogların, dini ve felsefi açıdan yetkin olmayan kişilerden derlenmesi, eserin akademik bir tartışma değil yüzeysel bir halk söylemi niteliği taşımasına yol açmıştır. Selim karakterinin bilgi bakımından aşırı güçlendirilmesi ve Halim’in zayıf, sıradan ifadelerle temsil edilmesi metinde belirgin bir bilişsel asimetri oluşturmuş; bu durum tartışmanın tarafsızlığını zedeleyerek ideolojik bir yönlendirme izlenimini artırmıştır. Ayrıca Selim’in Tanrı’nın varlığı, ahlak, tarih ve vahiy gibi konularda kendi içinde çelişen ifadeler kullanması, konum kayması, genelleme, bağlam bozma, anakronizm ve duygusal yükleme gibi safsataların metin boyunca sıkça yer aldığını göstermektedir. Özellikle ahlaki ve tarihsel tartışmalarda siyasi genişletmeler ve bağlam dışı örneklemeler dikkat çekmektedir. Ezan, savaş hukuku ve vahiy gibi konuların da algı temelli yorumlarla ele alınması, eserin akademik derinliğini zayıflatmaktadır. Sonuç olarak eser, rasyonel ve dengeli bir tartışma sunmaktan ziyade yazarın dünya görüşünü karakterler üzerinden aktaran polemik ağırlıklı bir kurgu olarak değerlendirilmektedir.
This study aims to identify and analyze the logical fallacies and theism–atheism–related argumentative flaws in Sevan Nişanyan’s book Halim ile Selim. The research was conducted as a qualitative case study, and the universe and sample of the study consist of the book itself. The findings reveal that the text contains pervasive inconsistencies, distortions, and reductive strategies. As stated in Nişanyan’s preface, the dialogues are derived from individuals who lack sufficient religious and philosophical competence, resulting in a discourse resembling a superficial public narrative rather than an academic debate. The excessive intellectual strengthening of the character Selim and the simplified, weak portrayal of Halim create a notable cognitive asymmetry, undermining the neutrality of the discussion and reinforcing the impression of ideological positioning. Moreover, Selim’s contradictory statements on topics such as the existence of God, morality, history, and revelation indicate frequent use of fallacies including equivocation, overgeneralization, contextual distortion, anachronism, and emotional loading. Political expansions and context-breaking examples are particularly evident in moral and historical discussions. The framing of issues such as the call to prayer, Islamic war law, and revelation through perception-based rather than evidence-based reasoning further diminishes the academic depth of the text. In conclusion, the book appears to function less as a balanced rational dialogue and more as a polemical construction through which the author conveys his own worldview via the characters.
Tasavvuf Ve Tarikatların Ruh Sağlığına Ve Maneviyata Etkisi
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Doğan, Rıdvan; Mutluel, Osman
Tasavvuf ve tarikatlar, insanın manevi gelişiminde ve ruhsal denge arayışında tarih boyunca önemli bir işlev üstlenmiştir. Zikir, sohbet ve manevi eğitime terbiyeye dayalı tatbikatlar, şahsın ruhi huzur bulmasına, benlik bilincini geliştirmesine ve hayatın anlamına dair derin bir farkındalık kazanmasına katkıda bulunmaktadır. Modern psikoloji ve maneviyat araştırmaları da tasavvufi uygulamaların kaygı, stres ve yalnızlık gibi ruhsal sorunların hafifletilmesinde olumlu etkiler sunduğunu göstermektedir. Bu bağlamda tasavvuf yalnızca bireyin ruh sağlığını desteklemekle kalmamakta, aynı zamanda toplumsal dayanışma empati ve manevi bağların güçlenmesine de aracılık etmektedir.
Sufism and religious orders have historically played a significant role in the spiritual development of individuals and in the pursuit of inner balance. Practices based on remembrance (dhikr), spiritual discourse, and moral training contribute to the attainment of inner peace, the cultivation of self-awareness, and the acquisition of a profound understanding of the meaning of life. Contemporary research in psychology and spirituality also demonstrates that Sufi practices exert beneficial effects in alleviating psychological difficulties such as anxiety, stress, and loneliness. In this context, Sufism not only supports individual mental health but also facilitates social solidarity, empathy, and the strengthening of spiritual bonds within the community.
Manevi Danışmanlık Uygulamaları ve Ayetler
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Leman Çelik; Mutluel, Osman
Manevi danışmanlık uygulamalarında insanın iç dünyasını güçlendiren temel değerler ön plandadır. Bu süreçte sevgi; ilişkileri yumuşatan, merhameti besleyen bir güç olarak danışana rehberlik eder. Sabır ise kişinin karşılaştığı zorluklarda direncini artırır; Kur’an’da sabredenlerin ilahî destekle güçlendirildiğine vurgu yapılması, sabrın manevi yönünü pekiştirir. Şükür, bireyin sahip olduklarını fark ederek iç huzurunu çoğaltmasına katkı sağlar; kutsal metinlerde şükreden insanın hayatında bereketin artacağı ifade edilir. Umut, özellikle çıkmaza düşülen anlarda kişinin yeniden toparlanma cesaretini besler; Allah’ın merhametinden ümit kesilmemesi gerektiğine yapılan vurgu, manevi danışmanlıkta iyileştirici bir destek oluşturur.
Korku kavramı ise bireyin sorumluluk bilincini canlı tutan yönüyle önemlidir; yanlışlardan uzak durmaya teşvik ettiği için içsel dengeyi korur. Tevekkül, kişinin gayret gösterdikten sonra sonucu Allah’a bırakabilmesini sağlayan bir teslimiyet hâlidir ve danışanın kaygılarını azaltıcı bir etki oluşturur. Affetmek, ruhu hafifleten ve danışanın geçmiş yüklerinden arınmasını sağlayan bir kazanımdır; bağışlayıcı olmanın insanı yücelttiği sıkça hatırlatılır. İçsel barış, tüm bu değerlerin uyumuyla ortaya çıkan bir huzur alanıdır ve kalbin ilahî hatırlama ile sakinleştiği anlayışı bu kavramı destekler.
Samimiyet, niyet ile davranış arasındaki uyumu temsil eder; manevi rehberlikte danışanın kendisiyle dürüst bir bağ kurmasını sağlar. Dua ise bütün değerleri besleyen temel bir araç olup kişinin içsel sıkıntılarını aktardığı ve destek bulduğu bir yöneliş olarak danışmanlık sürecinde önemli bir yer tutar. Tüm bu kavramlar bir araya geldiğinde, manevi danışmanlık bireyin hem ruhsal dayanıklılığını güçlendiren hem de yaşam yolculuğuna anlam katan bütüncül bir rehberlik niteliği taşır.
This study examines how spiritual counseling can be grounded in the guidance of Qur’anic verses and how such an approach contributes to individuals’ spiritual and emotional well-being. Spiritual counseling aims to support individuals in understanding life challenges, developing inner balance, and strengthening their capacity to cope with difficulties. In this framework, fundamental Qur’anic concepts such as hope, patience, gratitude, love, respect, forgiveness, benevolence, prayer, and trust in God (tawakkul) provide an important foundation for the counseling process.
The study discusses the role of these concepts by referencing the Qur’an’s perspective on the human soul. Verses such as “Surely in the remembrance of Allah do hearts find peace” (Qur’an 13:28), “Indeed, Allah is with the patient” (2:153), “If you are grateful, I will increase you” (14:7), and “Repel evil with what is best” (41:34) demonstrate how patience, gratitude, benevolence, and trust contribute to inner resilience and emotional stability. Additionally, Qur’anic teachings on respect, compassion, and love help strengthen interpersonal relations and social harmony.
Findings indicate that integrating Qur’anic principles into spiritual counseling enhances individuals’ ability to cope with emotional distress, supports the development of positive behaviors, and fosters psychological and spiritual well-being. Concepts such as gratitude, patience, forgiveness, and tawakkul promote inner peace, while love, respect, and benevolence contribute to healthier social connections. The study concludes that Qur’an-based spiritual counseling can be regarded as a complementary approach that enriches the counseling process and contributes meaningfully to individuals’ spiritual resilience and overall well-being.
Sosyal Medyanın Bilinçsiz Psikolojik Ve Manevi Sorunlar
(Pamukkale Üniversitesi İslami İlimler Enstitüsü, 2025) Uzan, Bilal; Kafalı, Hasan
Bu proje, sosyal medya platformlarının manevî danışmanlık sürecine olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Manevî rehberlik hizmetlerinin dijital ortamlarda nasıl sunulduğu, danışanlar üzerindeki etkileri, avantajları ve karşılaşılan zorluklar ele alınacaktır. Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan manevî danışmanlığın etik boyutları ve etkinliği değerlendirilecektir. Sosyal medya okuryazarlığı; bireyin dijital içerikleri sorgulama, analiz etme, değerlendirme ve bilinçli kullanım becerisini ifade eder. Bu bağlamda, çalışmada sosyal medya üzerinden maruz kalınan bilgi kirliliği, dijital mahremiyet sorunları, manevi yalnızlık ve dijital bağımlılık gibi kavramlar ele alınacak; manevi danışmanlık sürecindeki etkileri analiz edilecektir. Ayrıca manevi danışmanların sosyal medya okuryazarlığı düzeylerinin, tanışanlara doğru bilgi sunma, yönlendirme ve manevi destek sağlama yeterlilikleri üzerindeki rolü değerlendirilecektir. Çalışma, danışan- danışman ilişkisinde dijital okuryazarlığın önemine vurgularken, manevi rehberlikte sosyal medyanın etkili ve bilinçli kullanımına dair öneriler de sunacaktır.
This project aims to examine the impact of social media platforms on the spiritual counseling process. It will address how spiritual guidance services are provided in digital environments, their effects on clients, their advantages, and the challenges encountered. In addition, the ethical dimensions and effectiveness of spiritual counseling conducted via social media will be evaluated. Social media literacy refers to an individual's ability to question, analyze, evaluate, and consciously use digital content. In this context, the study will address concepts such as information pollution, digital privacy issues, spiritual loneliness, and digital addiction encountered through social media and analyze their effects on the spiritual counseling process. Furthermore, the role of spiritual counselors' levels of social media literacy in their ability to provide accurate information, guidance, and spiritual support to clients will be evaluated. While emphasizing the importance of digital literacy in the client-counselor relationship, the study will also offer recommendations for the effective and conscious use of social media in spiritual guidance.

