Please use this identifier to cite or link to this item: https://hdl.handle.net/11499/3060
Title: 1989' dan 2009 yılına Kürt sorununa ilişkin kamuoyuna sunulan rapor ve açılımların çok kültürlülük literatürü kapsamında değerlendirilmesi
Other Titles: Analysing the reports and expansions, which are declared to public between 1989-2009, about Kurdish question within context of multiculturalism
Authors: Çeliktürk, Tanzer
Advisors: Hüseyin Aliyar Demirci
Keywords: Kürt sorunu
Jakoben vatandaşlık
Klasik liberalizm
Çokkültürlülük
Özyönetim hakları
İç kısıtlamalar
Eşit değerde tanınma
Ufukların kaynaşması
Kurdish question
Jacobin citizenship
Classical liberalism
Multiculturalism
Self-government rights
Internal restrictions
Recognition of equal dignity
Fusion of horizons
Abstract: Bu çalışmada; `Kürt Sorunu'nun, Türkiye'nin modernleştirilmesi sürecinde benimsenen jakoben vatandaşlık anlayışı ve radikal reform süreci ile bağlantılı olduğu ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Kendine özgü tarafları olsa da, Türkiye'nin modernleştirilmesi sürecinin Batı dünyasındaki felsefî ve siyasî düşünceler doğrultusunda şekillenmesi, `Kürt Sorunu'nun ele alınmasında Batılı demokrasilerdeki vatandaşlık anlayışının gelişiminin incelenmesini gerektirmektedir. Bu amaçla, Batı demokrasilerinde benimsenen jakoben vatandaşlık anlayışı, klasik liberal vatandaşlık anlayışı ve son olarak çokkültürlü vatandaşlık anlayışı ele alınmıştır. Etnokültürel problemlerin çözümünde, jakoben vatandaşlık anlayışı ve klasik liberal anlayışın yetersizliği ortaya koyulurken, âdil ve hakkaniyetli çözüm noktasında, farklılıkların eşit değerde tanınıp saygı göreceği çokkültürlü vatandaşlılığın iyi bir alternatif oluşturabileceğine dair argümanlar incelenmiştir. Çokkültürlü vatandaşlık ve grup hakları bağlamında, 1989 sonrasında `Kürt Sorunu'nun çözümü için siyasî partiler ve sivil toplum örgütleri tarafından kamuoyuna sunulan raporlar incelenmiştir. Gerek raporlarda gerekse çokkültürlülük savunucularının söylemlerinde ortaya konulduğu gibi, ulus-devletin homojen ulusal kimlik öngören ortak vatandaşlık anlayışı, günümüzde toplumsal birliği sağlamaktan uzaktır. Toplumsal birlik, soyut bir ortak vatandaşlık anlayışından ziyade ortak din ve kültürel değerlerin paylaşımı ile kültürel kimlik haklarının tanınıp saygı göreceği bir sosyopolitik yapı içerisinde sağlanabilir. Fakat, çokkültürlülük savunucularının ortaya koyduğu gibi, azınlıktaki grupların liberal ilkeleri benimsememesi durumunda özyönetim haklarının tanınması söz konusu olamaz. Bu kapsamda, tüm muhaliflerini şiddet yoluyla baskı altına alan P.K.K. çizgisindeki Kürt siyasî hareketinin özerklik taleplerinin kabul edilemeyeceği, grup haklarının tanınmasını savunan çokkültürcü düşünürler tarafından da ortaya konulmuştur. Özet olarak, bu çalışmada; Batının azınlık problemleriyle mücadeledeki tecrübeleri, çokkültürlülük savunucularının bu tecrübeler ışığında azınlık problemlerine yönelik çözüm önerileri ve 1990'dan itibaren siyasî partiler ve sivil toplum örgütlerinin `Kürt Sorunu'na ilişkin çözüm önerilerini içeren raporları, `Kürt Sorunu'nun çözümüne katkı amacıyla incelenmiştir.
In this study, it is revealed that, `Kurdish Question? is deeply tied with the adoption of jacobin citizenship approach and of authotratic radical reform process in Turkey. Despite its own pecuilarities, the modernization process in Turkey was shaped by mainstream philosophical and political ideas in Western world. So that, the perception of citizenship in Turkey are needed to be extensively analysed in context of Western politics, when `Kurdish Question? is taken into consideration. In order to realize the roots of `Kurdish Question?; the jacobin citizenship approach, the classical liberal citizenship approach and lastly, the multicultural citizenship approach are thought to be analysed together. Within this scope, the deficiency of both jacobin approach and the classical liberal approach in solving ethnocultural problems are stated expressly. Then, for fair solutions, multicultural citizenship approach is analysed as a good alternative. Thereinafter, some declared reports about the solution of `Kurdish Question?, which are prepared by political parties and non-govermental organizations in Turkey after 1989, are analysed in context of multiculturalism. As it strongly shown that, both in declared reports about `Kurdish Question? and in arguments of multiculturalist thinkers, the imposition of homogeneous national identity by the nation-state is far from bringing the unity of nation. Rather than fictious common citizenship, national unity can be achieved by sharing common cultural values and religion in a sociopolitic environment where citizens get their cultural identity rights and get respect. Recognition of ethnocultural differences on equal basis, rather than opressing them, plays an important role in solving ethnocultural problems. But minority demands for authonomy don?t always provide fair solutions for ethnocultural problems. At that point, the defenders of multiculturalism claim, as long as the minority groups don?t adopt liberal principles, self-government rights can?t be allowed. Within this multicultural context, it is clear that authonomy claims of P.K.K. leading Kurdish nationalist movement, which opressed the opposition in Kurdish society by violence, can?t be allowed. To sum up; in this study, experiences of Western democracies about ethnocultural problems and multicultural approch?s solutions for these problems and the research reports prepared and declared for `Kurdish Question? in Turkey since 1990?s, are evaluated for the sake of contributing to the solution process.
URI: https://hdl.handle.net/11499/3060
Appears in Collections:Tez Koleksiyonu

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
Tanzer Çeliktürk.pdf1.91 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open
Show full item record



CORE Recommender

Page view(s)

28
checked on May 27, 2024

Download(s)

48
checked on May 27, 2024

Google ScholarTM

Check





Items in GCRIS Repository are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.