Please use this identifier to cite or link to this item: https://hdl.handle.net/11499/530
Title: Sleeve gastrektomi’nin orta ve uzun dönem sonuçları, obeziteye eşlik eden komorbiditelere etkileri.
Other Titles: Mid-term and long-term results of sleeve gastrectomy and the effects on comorbidities accompanying obesity.
Authors: Baştürk, Seda
Advisors: Onur Birsen
Keywords: Genel cerrahi anabilim dalı.
Publisher: Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi
Abstract: Obezite dünya ekonomisi üzerinde ciddi yük oluşturan, prevalansı giderek artan, eşlik eden komorbiditeleri nedeni ile yaşam süresini azaltan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yapılan çalışmalarla morbid obezitenin ilaç, diyet veya psikososyal terapilerle kalıcı olarak tedavisinin neredeyse olanaksız olduğunu gösterilmiştir, ancak henüz altın standart olarak kabul edilen bir bariatrik cerrahi tekniği yoktur. Laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG) son yıllarda primer bariatrik cerrahi yöntem olarak artan sıklıkla kullanılmaktadır. Literatürde, LSG’nin kısa dönem sonuçları üzerine yapılmış birçok çalışma olmakla beraber, orta ve uzun dönem sonuçlarını değerlendiren çalışma sayısı kısıtlıdır. Bu çalışmada, LSG’nin orta ve uzun dönem etkilerini, hastaların LSG sonrası uzun dönemde tekrar kilo alıp almadıklarını, obeziteye eşlik eden komorbiditelerin değişimini araştırmak amaçlanmıştır. Ocak 2009-Aralık 2011 tarihleri arasında, Pamukkale Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda, morbid obezite tanısıyla LSG yapılan hastalar retrospektif olarak hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları incelenerek tarandı. Operasyon öncesi, operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl ve 3. yıl bilgilerine ulaşılan 82 hasta çalışmaya alındı. Seksen iki hastanın 27’sinin 6. ay, 1. yıl ve 3. yıl kontrol bilgilerine ek olarak 5. yıl kayıtları da bulunuyordu. Hastaların operasyon öncesine göre postoperatif 6. ay, 1. yıl ve 3. yıl (5. yılını doldurmuş olanlarda ek olarak 5. yıl) vücut kitle indeksindeki (VKİ) değişim incelendi. Cerrahi öncesi tip 2 diyabet ve/veya hipertansiyonu bulunan hastaların operasyon sonrası kontrollerindeki tedavi değişiklikleri, olası komplikasyonlar ve mortalite araştırıldı. Verilerin analizinde istatistik yazılım programı (SPSS Version 21.0 Armonk, NY: IBM Corp.) kullanıldı, P < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Seksen iki hastanın operasyon öncesi, operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl ve 3. yıl kontrollerindeki ortalama VKİ sırasıyla; 47.61 ± 6.15, 34.67 ± 5.43, 28.82 ± 5.37, 30.45 ± 5.79 kg/m2 olarak hesaplandı. Operasyon öncesine göre, 6. ay, 1. yıl, 3. yıl kontrollerinde VKİ’ndeki düşüş anlamlı idi (P=0.0001). İkili karşılaştırmalar yapıldığında, 1. yıl kontrolündeki VKİ 6. aya göre daha azdı (P=0.0001). Üçüncü yıl kontrolünde ise 1. yıla göre, VKİ’de istatistiksel olarak anlamlı artış izlendi (P=0.001). Ancak 3. yıl kontrolündeki VKİ, operasyon öncesi ve 6. ay kontrolüne göre daha azdı (her ikisi için P=0.0001). Operasyon sonrası 5. yılını doldurmuş olan 27 hastanın operasyon öncesi, operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl, 3. yıl ve 5. yıl kontrolündeki ortalama VKİ sırasıyla; 49.52 ± 5.56, 35.14 ± 5.90, 30.03 ± 6.57, 32.43 ± 7.82 ve 33.82 ± 7.82 kg/m2 olarak bulundu. Yirmi yedi hastanın operasyon öncesi VKİ’leri ile operasyon sonrası 6. ay, 1. yıl, 3. yıl ve 5. yıl VKİ’leri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlendi (P=0.0001). İkili karşılaştırmalar yapıldığında; 1. yıldaki düşüş 6. aya göre anlamlı idi (P=0.0001). VKİ’nin 3. yıldaki artışı ise 1. yıla göre anlamlı değildi (P=0.1). Ancak 5. yıldaki VKİ artışı 1. yıla göre anlamlı bulundu (P=0.019). Beşinci yıldaki VKİ operasyon öncesine göre daha azdı (P=0.0001). Operasyon öncesine göre, LSG sonrası 3. yılda diyabet ilacı kullanım sıklığında istatistiksel olarak anlamlı düşüş (sırasıyla %23.2 ve %4.9) saptandı (P=0.0001). Benzer şekilde operasyon öncesine göre, LSG sonrası 3. yılda antihipertansif ilaç kullanım sıklığında da istatistiksel olarak anlamlı düşüş (sırasıyla %25.6 ve %7.3) gözlendi (P=0.0001). Hiçbir hastada, majör komplikasyon ya da takip süresince mortalite izlenmedi. Morbid obezite cerrahisinde primer tedavi olarak uygulanan LSG, oldukça etkin, düşük mortalite ve morbidite oranları ile güvenilir bir yöntemdir. Kilo kaybının yanında tip 2 diyabet ve hipertansiyon gibi eşlik eden komorbiditelerde de düzelme sağlamaktadır. LSG ile yeterli kilo kaybının sağlanamadığı ya da tekrar kilo alımı olan hastalarda, duodenal switch gibi ikincil operasyonlar düşünülebilir. LSG’nin uzun dönem sonuçlarını değerlendiren daha geniş hasta gruplu randomize çalışmalara ihtiyaç vardır.
URI: https://hdl.handle.net/11499/530
Appears in Collections:Tıp Fakültesi Tez Koleskiyonu

Files in This Item:
File Description SizeFormat 
SEDA BAŞTÜRK.pdf1.37 MBAdobe PDFThumbnail
View/Open
Show full item record



CORE Recommender

Page view(s)

322
checked on May 6, 2024

Download(s)

540
checked on May 6, 2024

Google ScholarTM

Check





Items in GCRIS Repository are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.