Varlık Ve Hakların Token İle Temsili: Karşılaştırmalı Hukuk Ve Türk Hukukundaki Yasal Gelişmeler Işığında Bir İnceleme
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
GOLD
Green Open Access
No
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Publicly Funded
No
Abstract
Tokenization of assets and rights on distributed ledger technology is regarded a revolutionary development in the field of financial technologies. By issuing tokens on the blockchain to represent absolute and relative rights, these assets can be dematerialized and traded through a swift, secure and low-cost infrastructure without any intermediary. In civil law, the relationship between the token and the right represented thereby is treated in the same way as the relationship between a negotiable instrument or security and the right it confers; however, the ownership and disposition of rights are carried out through records on a registry based on distributed ledger technology instead of possession on paper. This study delves into the concept of asset-backed tokens and the registry system created on a variation of distributed ledger in the light of the legal regulations in Liechtenstein, German and Swiss law. Then, it was concluded that the regulation added to Article 13 of the Capital Markets Law in Turkish law is insufficient, since it does not allow for the tokenization of the asset in a broad scope and does not foresee a clear legal regime. For this reason, in order to benefit from the advantages of distributed ledger technology in commercial life, it is proposed that tokenization be regulated in a manner that will especially cover other types of securities frequently used in commercial life and in conformity with the fundamental principles of civil law.
Varlık ve hakların dağıtık defter teknolojisi yardımıyla token’laştırılması, finansal teknolojiler alanında devrim yaratan bir gelişme olarak görülmektedir. Mutlak ve nispi hakları temsilen blokzincir üzerinden token’ların ihraç edilmesiyle bunların hızlı, güvenilir ve aracısız olarak kaydileştirilip işlem görmesi hedeflenmektedir. Kıta Avrupası hukukunda token ve token ile temsil edilen hak arasındaki ilişki, kıymetli evrak ya da menkul kıymet ve sağladığı hak arasındaki bağlantıya paralel şekilde ele alınmaktadır; ancak hak sahipliği ve hak üzerindeki tasarruf işlemleri kâğıt üzerindeki zilyetlik yerine dağıtık defter teknolojisine dayanan bir sicil üzerindeki kayıtlar ile gerçekleşmektedir. Çalışmada varlığa dayalı token kavramı ve dağıtık defter teknolojisi altyapı olarak kullanan sicil sistemi, Liechtenstein, Alman ve İsviçre hukuklarındaki yasal düzenlemeler ışığında ele alınmıştır. Daha sonra Türk hukukundaki Sermaye Piyasası Kanunu m.13’e eklenen düzenlemenin sınırlı kapsamda varlığın token’laştırılmasına imkân tanımaması ve açık bir hukuki rejim öngörmemesi sebebiyle yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, ticari hayatta dağıtık defter teknolojisinin avantajlarından yararlanılabilmesi amacıyla token’laştırmanın özellikle ticari hayatta sıklıkla kullanılan diğer kıymetli evrak türlerini de kapsayacak ve medeni hukukun temel prensipleriyle uyumlu şekilde düzenlenmesi önerilmiştir.
Varlık ve hakların dağıtık defter teknolojisi yardımıyla token’laştırılması, finansal teknolojiler alanında devrim yaratan bir gelişme olarak görülmektedir. Mutlak ve nispi hakları temsilen blokzincir üzerinden token’ların ihraç edilmesiyle bunların hızlı, güvenilir ve aracısız olarak kaydileştirilip işlem görmesi hedeflenmektedir. Kıta Avrupası hukukunda token ve token ile temsil edilen hak arasındaki ilişki, kıymetli evrak ya da menkul kıymet ve sağladığı hak arasındaki bağlantıya paralel şekilde ele alınmaktadır; ancak hak sahipliği ve hak üzerindeki tasarruf işlemleri kâğıt üzerindeki zilyetlik yerine dağıtık defter teknolojisine dayanan bir sicil üzerindeki kayıtlar ile gerçekleşmektedir. Çalışmada varlığa dayalı token kavramı ve dağıtık defter teknolojisi altyapı olarak kullanan sicil sistemi, Liechtenstein, Alman ve İsviçre hukuklarındaki yasal düzenlemeler ışığında ele alınmıştır. Daha sonra Türk hukukundaki Sermaye Piyasası Kanunu m.13’e eklenen düzenlemenin sınırlı kapsamda varlığın token’laştırılmasına imkân tanımaması ve açık bir hukuki rejim öngörmemesi sebebiyle yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, ticari hayatta dağıtık defter teknolojisinin avantajlarından yararlanılabilmesi amacıyla token’laştırmanın özellikle ticari hayatta sıklıkla kullanılan diğer kıymetli evrak türlerini de kapsayacak ve medeni hukukun temel prensipleriyle uyumlu şekilde düzenlenmesi önerilmiştir.
Description
ORCID
Keywords
Hukuk
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q

OpenCitations Citation Count
N/A
Volume
15
Issue
3
Start Page
182
End Page
215
Google Scholar™


