PAU GCRIS Premium Database
The scientific memory of Pamukkale University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications
Most Downloaded Publications
Recent Submitted Publications
Özbek Türkçesinde Yansıma Sözcükler (Yapı, İşlev ve Anlam Bakımından)
(2025) Şahin, Süveyda; Biray, Nergis
Kullanımı itibari ile Türk dilleri ile sınırlı olmayan yansıma sözcükler, dünyadaki bütün dillerin söz varlığında önemli bir yere sahiptir. Duygu ve düşüncelerin yanı sıra insanın hareketini ve ifade etmek istediği şeyi açık, anlaşılır ve duygusal olarak anlamlı hale getiren bu sözcükler, Türk dilinin içinde yer alan Türk lehçelerinde farklı anlamlarda ve konularda bilimsel araştırmaların konusu olmuştur. Özbek Türkçesinde Yansıma Sözcükler ise Türk dili ve lehçelerinde bugüne kadar kapsamlı olarak ele alınmamıştır. Tabiattaki canlı ve cansız varlıklar dolaylı yoldan veya doğrudan hareketlilik içindedir ve dolayısı ile bazı seslerin ve gürültülerin kaynağı durumundadır. Tabiatın bir parçası olan insan ise bu hareketliliği ve canlılığı gözlemleyerek bunu beş duyu organının yardımıyla sözcüklere dökmeye çalışmıştır. Bu gürültü veya seslerin insanın duyu organlarında yarattığı etkiyi, ana dili kullanarak dilin yapısına yaklaştırma ve bu ses yansımalarına özgü bir sistem oluşturarak tabiattaki sesleri sözcüklere dönüştürmek ve aktarmak; o dilde renkli, canlı ve çarpıcı anlatımlara olanak sağlamaktadır. Yansıma sözcüklerin tespitinde karşımıza tabiatta sürekli devam eden bir hareketlilikten kaynaklanan sesler, canlılara ait gürültüler ve seslenişler en sık karşılaşılanlardır. Suların şırıltı'sı, ateşin çıtırtı'sı, yaprakların hışırtı'sı, gökyüzünün gürleme'si, kuşların cıvıltı'sı, insanın inilti'si gibi birçok yansıma sözcük; canlı veya cansız varlıkların hareketinden ve canlılığından kaynaklanan seslerin insanlar tarafından dilin imkânları dâhilinde adlandırılmaya çalışılmıştır. Böylece insanın o sese en yakın sesi çıkararak onu bir sözcük haline getirmesine ve ifade etmesine katkı sağlamıştır. Özbek Türkçesinde de insanın ingrama'sı 'inleme', kuşların vicir vicir yapması 'cıvıldaması', suyun bikillama'sı 'fokurdaması', ağaçların şatirlama'sı 'hışırdaması' gibi yansımalar en çok tabiattaki canlı veya cansız varlıkların seslerinin taklidi ile yapılmıştır. Yansıma sözcükler, oluşturulurken sesin çıkmasına neden olan hareketin türüne bağlı kalınmış ve bu seslerin çıkmasına neden olan kaynaklara uygun düşen seslerle yapılmıştır. Yansıma seslerin bu şekilde adlandırılmasıyla çağrışım kolaylığı sağlanmıştır. Bu çalışmada Türk lehçelerinin Güney-Doğu Türk lehçeleri içerisinde yer alan ve yazı dili olarak tarihten bugüne süregelen Özbek Türkçesinde kullanılan yansıma sözcükler ele alınacak ve incelenecektir. Çalışmanın amacı Özbek Türkçesinde kullanılan yansımaların tespit edilmesi ile lehçe öğrenmede, lehçeler arası aktarma yaparken, ses ve şekil bilgisi çalışmalarında Türk Diline kolaylık ve katkı sağlamaktır. Yansımaların Türk lehçelerindeki ses ve şekil bilgisi özelliklerinin tespit edilmesi Türkçenin ses düzeni ile ilgili ipuçları da verebilecek bir konudur. Türk lehçeleri arasındaki bu değerlendirmeleri yapabilmek için öncelikle her Türk lehçesinde kullanılan yansıma sözcüklerin tespit edilmesi ve bunların sözlükler şeklinde hazırlanıp incelenmesi, yapı, işlev ve anlam özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Tezimizde Türk lehçelerinin Güney-Doğu Türk lehçeleri içerisinde yer alan ve yazı dili olarak tarihten bugüne süregelen Özbek Türkçesinde kullanılan yansıma sözcükler bu bakış açısıyla ele alınacak ve incelenecektir. Bu çalışmaların yapılması ve tespitlerin toplanması sonrasında daha ileride yapılacak çalışmalarda belki Türk lehçelerinin tasnifi konusunda yansımaların nasıl bir yer kapladığını görmek de mümkün olacaktır. Çalışmanın bitiminde genel olarak dil bilimi açısından özelde ise anlam, yapı şekil bilgisi açısından önemli bir konunun Türk dilinin farklı alanlarındaki kullanımlarının belirlenmesine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, yansıma sözcükler, tabiat taklidi sözler, yapı, anlam, işlev.
Sınıf Öğretmenlerinin 21. YY Becerilerine Yönelik Yeterlik Algıları ile Dijital Okuryazarlık Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
(2024) Çakanel, Merve; Uygun, Mehmet
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerine yönelik yeterlik algıları ile dijital okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın örneklemi, Denizli il merkezindeki resmi ve özel ilkokullarda görev yapmakta olan uygun örnekleme yöntemiyle seçilmiş 340 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için 'Kişisel Bilgi Formu', dijital okuryazarlık düzeylerini ölçmek için 17 maddeden oluşan 'Dijital Okuryazarlık Ölçeği' ve 21. Yüzyıl beceri algılarını ölçmek için 42 maddeden oluşan '21. Yüzyıl Becerileri Özyeterlik Algısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin 21.yüzyıl becerileri yeterlik algılarının 'öğrenme ve yenileme', 'yaşam ve kariyer' ve 'bilgi, medya ve teknoloji' alt boyutlarında yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerileri yeterlik algılarında cinsiyet, yaş, medeni durum, unvan, kıdem, eğitim durumu, okul türü, okutulan sınıf düzeyi ve günlük olarak kullanılan internet kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık vardır. Sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerinin 'tutum', 'teknik', 'bilişsel' ve 'sosyal' alt boyutta yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerinde eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir fark oluşmazken cinsiyet, yaş, medeni durum, unvan, kıdem, okul türü, okutulan sınıf düzeyi ve günlük internet kullanım süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık vardır. Araştırmanın diğer bir sonucuna göre sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerileri yeterlik algıları ve dijital okuryazarlık düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Yapılan çoklu regresyon analizi sonucuna göre ise, sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerinin 21. yüzyıl becerilerinin önemli bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: 21. yüzyıl becerileri, Dijital okuryazarlık, Sınıf öğretmenleri
Kabul ve Kararlılık Terapisi'ne Dayalı Psikolojik Esneklik Psikoeğitim Programının Flört Şiddetine Yönelik Tutum ve İlişki Öz-Yeterliğine Etkisi
(2025) Sezer, Betül Orman; Baltacı, Hülya Şahin
Bu çalışmanın amacı romantik ilişkisi devam etmekte olan üniversite öğrencilerinin psikolojik esneklik düzeyleri, ilişki özyeterlik algıları ve flört şiddetine yönelik tutumlarını güçlendirmeye yönelik sekiz oturumluk Kabul ve Kararlılık Terapisi'ne Dayalı Psikolojik Esneklik Psikoeğitim Programı geliştirmek ve ilgili programın etkililiğini test etmektir. Araştırma, karma yöntem desenine dayanarak deneysel aşama ve deney sonrası nitel aşama olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Deneysel süreç deney ve kontrol gruplu ön-test, son-test ve izleme ölçümlü 2x3'lük deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. Deney grubunu 15 katılımcı (14 kadın 1 erkek) ve kontrol grubunu 14 katılımcı (12 kadın 2 erkek) oluşturmuştur. Nitel aşamada, eğitimin ve grup yaşantısının değerlendirilmesi için deney grubu katılımcılarıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler, Psikolojik Esneklik Ölçeği (PEÖ), Yakın İlişkilerde Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (YİŞTÖ) ve İlişki Özyeterlik Ölçeği (İÖÖ) ile toplanmış; ek olarak demografik bilgiler için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde parametrik istatistik yöntemlerinden yararlanılarak İlişkili Gruplar T testi ve Tekrarlı Ölçümler için ANOVA kullanılmıştır. Nitel veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Sonuçlar, ACT temelli programın psikolojik esneklik ve ilişki öz-yeterliğini artırdığını, flört şiddetine yönelik tutumları azalttığını ve bu etkilerin üç aylık izleme sürecinde sürdüğünü göstermiştir. Nitel bulgular, katılımcıların program sürecinde psikolojik esneklik kazandıklarını, ilişki özyeterlik algılarının güçlendiğini ve flört şiddetine yönelik kabul edici tutumlarında azalma olduğunu göstererek nicel verileri desteklemektedir.
Postüral kifozu olan adölesanlarda schroth yönteminin torasik kifoz, yaşam kalitesi ve vücut imajı üzerine etkisinin incelenmesi; Randomize kontrollü bir çalışma
(2025) Bulut, Şeyma; Kitiş, Ali
Amaç: Postüral kifozu olan adölesanlarda Schroth yönteminin, torasik kifoz açısı, yaşam kalitesi ve vücut imajı üzerindeki etkinliğini, geleneksel egzersizlerin etkinliği ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışma grubu; torasik kifoz açısı ≥45° olan, 10-17 yaş aralığındaki 30 hastadan oluşmuştur. Hastalar randomize olarak 2 gruba ayrılmıştır; geleneksel egzersiz grubu-GE (n=15) ve Schroth egzersiz grubu-SE (n=15). Gruplar 12 hafta, haftanın 3 günü fizyoterapist gözetiminde egzersiz programına katılmıştır. Ölçümler, egzersiz programına başlamadan önce ve tedaviden hemen sonra ve tedavi sonrası 12. haftada tekrarlanmıştır. Hastaların torasik kifoz indekslerini ölçmek için esnek cetvel; omuz hareket genişliklerini ölçmek için gonyometre; ağrı düzeyini ölçmek için Görsel Analog Skala (GAS); vücut imajını ölçmek için Kendi Kendine Algılanan Vücut İmajı; yaşam kalitesi için Scoliosis Research Society-22 Yaşam Kalitesi Anketi (SRS-22) kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda GE ve SE grubunda egzersiz eğitimi sonrasında ve takip değerlendirmelerinde kifoz derecesinde ve ağrı değerinde azalma saptanırken (p<0,05), gruplar karşılaştırıldığında kifoz açısındaki azalmanın SE grubunda daha fazla olduğu, ağrı değerinde ise iki grup arasında fark olmadığı görülmüştür(p>0,05). Her iki grupta da omuz fleksiyon, eksternal rotasyon dereceleri tedavi sonrasında anlamlı olarak artmıştır, omuz abdüksiyonu ise takip değerlendirmeleri sonunda anlamlı olarak artmıştır. (p<0,05) Takip değerlendirmelerinde gruplar karşılaştırıldığında omuz abdüksiyon ve eksternal rotasyonunun SE grubunda daha fazla olduğu görülmüştür (p<0,05). SE grubundaki ve GE grubundaki vücut imajı değişiminin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tedavi öncesi değerlerin hem tedavi sonrası hem de takip değerlerine göre anlamlı şekilde düşük olduğu görülmüştür (p<0,05). Yaşam kalitesi verilerine göre ise iki grupta da değişimin istatistiksel olarak anlamlı olduğu (p<0,05), tedavi sonrası ve takip değerlendirmesinde SE grubunun skorlarının geleneksel gruba göre anlamlı şekilde yüksek skorlar aldığı görülmüştür (p<0,05). Sonuç: Bu çalışma, postüral kifozda torasik kifoz açısı, vücut imajı ve yaşam kalitesinin uzun dönem korunmasına yönelik egzersiz yaklaşımlarına ilişkin literatürdeki sınırlı bilgilere katkı sağlamaktadır. Schroth yöntemi, üç boyutlu egzersiz prensipleriyle postüral uyumun ve fonksiyonel iyilik halinin sürdürülebilirliğini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Postüral kifoz; Schroth; Üst ekstremite; Vücut imajı; Yaşam kalitesi
İklim Değişikliği Eğitiminde Bisiklet Modeli Uygulamaları: Bir Eylem Araştırması
(2025) Öztürk, Zeher Dilek; Durkan, Nazmi; Yakar, Zeha
Bu araştırmanın temel amacı, 5. sınıf öğrencileri ile onların velilerinin küresel ısınma ve iklim değişikliği konularına ilişkin bilişsel yapılarını ve farkındalık düzeylerini ortaya koymaktır. Çalışmanın odağında, iklim değişikliği eğitiminde son yıllarda öne çıkan yeni bir yaklaşım olan Bisiklet Modeli'nin uygulanması bulunmaktadır. Araştırma kapsamında, öğrenciden veliye doğru gerçekleşen nesiller arası öğrenme aktarımı incelenmiş; bu süreçte velilerin küresel ısınma ve iklim değişikliği kavramlarına dair bilişsel yapılarında meydana gelen gelişmeler ile farkındalık düzeylerindeki değişimler belirlenmiştir. Ayrıca Bisiklet Modeli doğrultusunda yürütülen etkinliklerin, öğrencilerin iklim değişikliğine yönelik eyleme geçme isteği üzerindeki etkileri değerlendirilerek, yürütülen uygulamaya yönelik hem öğrenci hem de veli görüşleri toplanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseniyle yürütülen çalışma, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Denizli'deki bir devlet ortaokulunda, 40 beşinci sınıf öğrencisi ve onların velileriyle gerçekleştirilmiştir. İklim değişikliği eğitimine bütüncül bir bakış sunan Bisiklet Modeli doğrultusunda beş farklı öğrenci ve öğretmen modülü hazırlanmış ve bu modüller 20 haftalık uygulama süreci boyunca kullanılmıştır. Veri çeşitlemesi yaklaşımı benimsenerek hem nitel hem nicel veriler toplanmıştır. Nitel veri için küresel ısınma-iklim değişikliği kelime ilişkilendirme testleri, öğrenci ve veli görüş formları, öğrencilerin ürünleri, araştırmacının alan notları, günlüğü ve eyleme geçme isteği formu kullanılırken; nicel veri toplamak amacıyla öğrencilere iklim değişikliği okuryazarlık ölçeği ile öğrenci gözlem formu, velilere ise iklim değişikliği farkındalık ölçeği uygulanmıştır. Araştırma bulguları, Bisiklet Modeli ile hazırlanan modüllerin öğrencilerin küresel ısınma ve iklim değişikliği kavramlarına yönelik bilişsel yapılarını güçlendirdiğini, iklim okuryazarlık düzeylerini artırdığını ve eyleme geçme motivasyonlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Ayrıca öğrenciler aracılığıyla gerçekleşen nesiller arası öğrenme sonucunda velilerin de bu kavramlara ilişkin bilişsel yapılarının geliştiği ve farkındalık düzeylerinin yükseldiği belirlenmiştir. Öğrenciler ve velileri uygulamaya yönelik olumlu görüş bildirmiş ve velileri benzer iklim değişikliği eğitimine yönelik benzer uygulamaların üst sınıf düzeylerinde de sürdürülmesi gerektiğini ifade etmiştir.

