Sağlık Bilimleri Fakültesi Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11499/46000

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 165
  • Article
    Hemşirelik Öğrencilerinin Moral Distres ile Psikolojik Dayanıklılık Düzeyleri Arasındaki İlişki
    (2025-12-26) Yiğitoğlu, Gülay Taşdemir; Gül, Pinar Sevda; Yilmaz, Halis; Korkmaz, Azime
    Amaç: Çalışmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin moral distres ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlenmektir. Yöntem: Bu tanımlayıcı ve ilişki arayıcı olan çalışma bir üniversitenin 3. ve 4. sınıfında hemşirelik bölümünde okuyan 260 öğrenci ile yapılmıştır. Sosyodemografik Veri Formu, Hemşirelik Öğrencilerinde Moral Distres Ölçeği ve Hemşirelerde Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ile veriler toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız gruplarda t testi, Mann-Whitney U Testi, Kruskall-Wallis Testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 22,00±1,22’dir. Katılımcıların moral distres toplam puanı 6,14±5,09 ile düşük, psikolojik dayanıklılık toplam puanı ise 69,64±9,68 ile orta düzeyden biraz daha yüksektir. Katılımcıların cinsiyetine göre psikolojik dayanıklılık eğilim, durumsal alt boyutlarında ve toplam puanlarında istatistiksel farklılık olduğu saptanmıştır. Hemşireliği seçme durumlarına göre durumsal; şu an bölümden memnuniyet durumlarına göre felsefi, ilişkisel, eğilim, durumsal alt boyutlarında ve toplam puanlarında anlamlı fark bulunmuştur (p0,05). Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinde psikolojik dayanıklılığı geliştirmeye ve moral distresi yönetmeye yönelik simülasyon temelli eğitimler, vaka çalışmaları, rol oynama eğitimleri, danışmanlık hizmetleri ve destekleyici yaklaşımların hemşirelik müfredatına yerleştirilmesi ve klinik uygulamalarda aktif olarak kullanılması hemşirelik öğrencilerinin mesleki yetkinliklerinin güçlendirilmesinde önemli olabilir.
  • Article
    E-Sağlık Okuryazarlığı Eğitiminin Hemşirelik Öğrencilerinin E-Sağlık Okuryazarlığı Düzeyine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
    (2025) Aslan, Gülbahar Korkmaz
    Amaç: Hemşirelerin topluma daha iyi sağlık hizmeti verebilmesi için kabul edilebilir düzeyde e-sağlık okuryazarlığına sahip olmaları gerek- mektedir. Hemşirelik öğrencilerinin eğitimleri süresince güvenilir ve geçerli sağlık bilgilerini edinmeleri gelecekte çalışma yaşamlarına hazırlamalarına yardımcı olacaktır. Bu çalışma, e-sağlık okuryazarlığı eğitiminin hemşi- relik öğrencilerinin e-sağlık okuryazarlığı düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Tek gruplu ön test-son test desenli yarı deneysel çalışma, 13 Aralık 2023-10 Ocak 2024 tarihleri ara- sında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 66 hemşirelik öğren- cisi oluşturmuştur. Çalışmanın verileri “Kişisel Bilgi Formu” ve “E-sağlık Okuryazarlığı Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 19,06±1,06 olup, %83,2’s i kadındır. Öğrencilerin %27,3’ü in- terneti 5 saat ve daha uzun süre kullanmakta ve % 89,4’üinternette sağlıkla ilgili bilgi araştırmaktadır. Eğitim öncesinde 26,25±3,92 olan e-sa ğlık öl- çeği puan otalaması, eğitim sonrasında 32,65±3,04’e yükselmiştir. Eğitim öncesi ve sonrası puan ortalaması farkları istatistiksel olarak anlaml ı bu- lunmuştur (t=-12,308, p<0,001). Sonuç: Bu çalışmada, uygulanan e-sağlık okuryazarlığı eğitim programının hemşirelik öğrencilerinin e- sağlık okur- yazarlığı düzeyini geliştirdiği belirlenmiştir. Bu sonuç doğrultusunda; hem- şirelik öğrencilerinin e-sağlık okuryazarlığı düzeyini geliştirmek için benzer programların hemşirelik müfredatına entegre edilmesi önerilebilir. Bu prog- ramlar aracılığıyla hemşire eğitimciler, öğrencilerin güvenilir sağlık kay- naklarını eleştirel bir şekilde değerlendirmeleri için stratejiler uygulayabilir
  • Article
    Hemşirelik Öğrencilerinin Klinik Uygulamalarda Yaşam Bulguları Takibine Yönelik Bilgi ve Tutumları: Tanımlayıcı-Kesitsel Çalışma
    (2025) Zeyrek, Arife Şanlıalp; Fidan, Özlem
    Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin yaşam bulgula- rını izlemeye yönelik bilgi ve tutumlar ını, ayrıca bu tutumlar ı etkile- yen faktörleri değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Bu tanımlayıcı ve kesitsel tipteki araştırma, Türkiye’deki bir üniversitenin sağlık bilimleri fakültesindeki 2, 3 ve 4. sınıf 458 hem- şirelik öğrencisi ile yürütülmü ştür. Araştırmanın verileri Ö ğrenci Ta- nımlama Formu, Yaşam Bulguları Ölçeği ve Yaşam Bulguları Başarı Testi formları kullanılarak toplanmıştır. Veri analizinde ba ğımsız de- ğişkenlerin karşılaştırılması için t-testi ve tek yönlü varyans analizi, sü- rekli değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için ise Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Hemşirelik öğrencilerinin yaşam bulgularını ölçmeyle ilgili bilgi düzeyleri orta düzeyin üzerinde (15,32±2,64), tutumları ise orta düzeyde (56,09±6,93) bulunmu ştur. Bilgi testinde en yüksek ortalama puana (15,80±2,67) 4. sınıf öğrenci- leri sahip olmuştur. Hemşirelik eğitimi almaktan (57,12±6,74) ve kli- nik uygulama yapmaktan memnun olan (56,96±6,76) ö ğrencilerin yaşam bulgularını ölçmeye yönelik tutumlar ının daha olumlu oldu ğu belirlenmiştir. Hem şirelik ö ğrencilerinin 2/3’ü bilgi alt ölçe ğinde olumlu tutum sergilerken, %62,2’si “SpO2, solunum fonksiyon bo- zukluğunun erken bulgularını yansıtmada solunum sayısından daha gü- venilir bir göstergedir” ifadesine “kat ılıyorum” veya “kesinlikle katılıyorum” diyerek hatalı bilgileri onaylamıştır. Ayrıca öğrencilerin ¼’ü yaşam bulgularını ölçmeyi zaman alıcı ve sıkıcı bir iş olarak ifade etmiştir. Hastanın durumunun kötüye gittiğinin belirlenmesinde önemli bir yaşam bulgusu olan solunumun sayılmasıyla ilişkili maddelerde öğ- rencilerin 1/5’inden fazlasının olumsuz tutumda olduğu tespit edilmiş- tir. Sonuç: Hemşirelik programındaki eğitim içeriklerinin güçlendiril- mesi, hemşirelik öğrencilerinde yaşam bulgularını izlemeye yönelik olumlu tutumların gelişmesini sağlamak için klinik rotasyonlar ı sıra- sında klinik e ğitmenlerinden ve hem şirelerden destek sa ğlanması ve ileri çalışmaların gözlemsel olarak yapılması önerilir.
  • Article
    Hemşirelik Öğrencilerinin Kansere İlişkin Damgalama Tutumları ve İletişim Becerileri: Tanımlayıcı Çalışma
    (2025) Yiğitoğlu, Gülay Taşdemir; Danaci, Kardelen; Çal, Ecem; Çakmak, Tayyibe Sena
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, hemşirelik öğrencilerinin kansere ilişkin damgalama tutumlar ını ve iletişim becerilerini belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı olan bu çal ışma bir üniversitenin hemşirelik bölümündeki 547 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler tanıtıcı özellikler formu, Kansere İlişkin Tutumları (Kanser Damgası) Ölçme Anketi-Toplum Versiyonu, Hemşirelik Öğrencileri İçin Terapötik İle- tişim Becerileri Ölçe ği kullanılarak toplanmıştır. SPSS 26.0 progra- mında veriler normal dağıldığından bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon analizi ile veriler değerlendiril- miştir. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 20,54±2,21’dir. Öğren- cilerin kansere ili şkin tutum toplam puan ortalamalar ı 20,03±4,73 ve terapötik iletişim becerileri toplam puanları ise 56,83±11,38 olarak be- lirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyetine ve kanser ne ça ğrıştırıyor soru- suna verilen cevaba göre kanser tutumlar ında istatistiksel farkl ılık olduğu saptanmıştır. Ayrıca hemşirelik öğrencilerinin cinsiyetine, s ı- nıflarına, onkolojide uygulama yapma durumlarına ve iletişim dersini alma durumlarına göre nonterapötik ve terapötik ileti şim becerisi pu- anlarında anlamlılık olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Çalışmada iyi- leşmenin imkânsız olması, ayrımcılık ve kansere ilişkin tutum toplam ile terapötik iletişim beceriler I ve II arasında negatif yönde anlamlılık olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: İyileşmenin imkânsız olması, ayrımcılık ve kanser tutum toplam ile terapötik iletişim I ve II arasında negatif yönde anlamlılık bulunmuştur. Hemşirelik öğrencilerine eğitim süresince kanser, damgalama, ayrımcılık ve terapötik iletişim konula- rının tüm sınıflarda ele alınması önemli olabilir.
  • Article
    Koruyucu Ailelerin Psikolojik İhtiyaç Doyum Düzeylerinin İncelenmesi
    (2025-01-28) Körükçü, Özlem; Yiğitoğlu, Gülay Taşdemir; Vural, Bilgin Kiray
    Çalışmanın amacı: Koruyucu ailelerin psikolojik ihtiyaç doyumlarının belirlenmesi çalışmanın amacıdır. Materyal ve Yöntem: Bu çalışma tanımlayıcı ve kesitseldir. Veriler 1-30 Temmuz 2020 tarihleri arasında Türkiye'de yaşayan 138 gönüllü koruyucu aileden toplanmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin yaş gruplarına göre İhtiyaç Doyum Ölçeği alt boyut ve toplam ölçek puanlarında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Ailelerin eğitim durumlarına göre sadece Yeterlik alt boyutunda anlamlılık olduğu saptanmıştır. Ailelerin koruyucu aile olduğu zamanki yaşına göre Özerklik alt boyut ve genel toplam puanlarında; bakımını üstlendiği çocuğun yaşına göre Yeterlik ve toplam puanlarında anlamlılık olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Koruyucu ebeveynlerin ihtiyaç doyum toplam ve alt boyut puanlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Önemli Vurgular: Çocukların sosyal olarak uyumlu ve üretken bireyler olmaları, ancak sağlıklı, sevgi dolu ve şefkatli bir aile ortamında büyümeleri ile mümkündür. Koruyucu aile bakımı, bunu sağlayabilecek en iyi koruma yöntemidir. Bu çalışmada koruyucu ailelerin yüksek düzeyde psikolojik ihtiyaç doyumuna sahip oldukları, arzu edilen şekilde insan ilişkileri kurdukları, özerk ve yetkin oldukları sonucuna varılmıştır
  • Article
    Doğumda Verilen Destekleyici Bakımın Kadınların Saygılı Annelik Bakımı Algısını Yordama Durumunun İncelenmesi
    (Dokuz Eylul University, 2024-07-15) E., Uludağ; M., Çamlıbel
    Giriş: Saygılı annelik bakımı kavramı her kadının evrensel ve temel bir hakkı olup intrapartum bakım içerisinde önem kazanmaktadır. Amaç: Bu araştırmanın amacı kadınların doğumda verilen destekleyici bakım algılarının saygılı annelik bakımı algısına ilişkin yordayıcı rolünü incelemektir. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışmadır. Araştırmaya Türkiye’nin güney bölgesinde yer alan bir devlet hastanesinde vajinal doğum yapan 180 kadın katılmıştır. Araştırmada kadınlara Kişisel Bilgi Formu, Doğumda Verilen Destekleyici Bakıma İlişkin Kadının Algısı Ölçeği ve Kadınların Saygılı Annelik Bakımı Algısı Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizinde çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda oluşan 4 modele göre; kadınların saygılı annelik bakımı algısını Model 1’de rahatlatıcı davranışlar %65’ini (R2: .650), Model 2’de eğitim %48’ini (R2: .483), Model 3’te rahatsız edici davranışlar %43’ünü (R2: .429), Model 4’te doğumda verilen destekleyici bakım ölçeğindeki 3 değişken birlikte %66’sını yordamaktadır (R2: .655). Sonuç: Saygılı annelik bakımı algısı ile doğumda verilen destekleyici bakıma ilişkin kadının algısı ölçeğinin rahatlatıcı davranışlar, eğitim ve rahatsız edici davranışlar alt boyutu arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Kadınların saygılı bakım algısını arttırmakta intrapartum süreçte hem ebelere hem de hemşirelere önemli görevler düşmektedir.
  • Article
    Citation - Scopus: 7
    The Comparison of Nursing Students’ Emotional Intelligence and Professional Values
    (Dokuz Eylul University, 2021-07-15) H., Yağcan; E., Uludağ; H., Okumuş
    Background: Nurses need to know and internalize the professional values of the profession in order to provide care effectively. It is emphasized that high emotional intelligence is effective for individuals to achieve the desired result in areas such as work and education. Therefore, it is important to study the emotional intelligence and professional values of nursing students. Objectives: This study was planned to compare the emotional intelligence of nursing students with their professional values and to determine the relationship between them. Methods: The study was applied to 505 students of a state nursing faculty between 13-15 April 2017. In data collection; “Information Questionnaire for Students”, “Trait Emotional Intelligence Scale-Short Form (TEIS-SF): Scale-Short Form and “Nurses Professional Values Scale-Revised (NPVS-R)” tools were used. Shapiro-Wilk, Mann Whitney U, Kruskal Wallis and Spearman Correlation were used in data analysis. Results: A statistically significant difference was determined among NPVS-R point averages of the female (107.88 ± 15.34) and male students (103.81 ± 16.83) (p =.040, U = 17.178). In Giving Care factor of NPVS-R, point averages of the females (59.57 ± 8.75) were significantly higher compared to the males (57.06 ± 9.93) (p =.030, U = 16. 990), point averages of females were determined to be higher also in Professionalism and Confidence factors. No statistically significant difference was determined between TEIS-SF point averages of female (97.85 ± 14.29) and male (97.61 ± 15.61) students. Point averages of emotionality sub-dimension were determined to be significantly higher in females (19.82 ± 3.74) than males (18.88 ± 3.66) (p =.010, U = 16.586). Point averages of males were determined to be higher in sociability and self-control sub-dimensions and point averages of females were determined to be higher in well-being sub-dimension; however, there was no statistically significant difference was determined. Furthermore, a low positive association was determined between NPVS-R total emotional intelligence subscale and TEIS-SF point averages and all subscales of nursing students (p =.000, r =.31-.37). Conclusion: The emotional intelligence level of the nursing students and their perception for professional values is directly proportional, regardless of gender. No statistically significant difference was determined between emotional intelligence levels in accordance with their gender in nursing students. As NPVS-R points of female students were higher than males shows that their tendency to adapt to professional values is stronger than boys. © 2021, Dokuz Eylul University. All rights reserved.
  • Article
    Çocuk Gelişim Kuramcılarına Göre Covıd-19 Pandemisinde Okul Dönemindeki Astımlı Çocuğa Yaklaşım: Olgu Sunumu
    (2022-12-22) Altundağ, Sebahat
    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, Şubat 2020 tarihinde COVID-19’un pandemi ilan edilmesi ile birlikte, insanları ve toplumları çeşitli yönlerden etkileyen, yeni normale uyum sağlamayı zorlaştıran önemli bir süreç başlamıştır. Covid-19 pandemisinde enfeksiyonun yayılımını kontrol altına almak amacıyla yapılan girişimler arasında okulların kapatılması da yer almıştır. Salgın ile çocukların en güvenli alanları olan ev ortamları çalışma alanlarına; en özgür alanları olan okullar ve sosyal alanlar ise kısıtlama alanlarına dönüşmüştür. Bu nedenle çocuklar için güvenli bir çevre sağlanmalı ve gelişimleri desteklenmelidir. Pandemi sürecinde çocuklara yaklaşımda gelişim kuramcılarının en temel temaları pediatri hemşireleri için rehberlik sağlayabilir. Özellikle okul dönemi ve kronik hastalığa sahip çocuklar bu süreçte sosyal ortamlarından uzak kalmışlardır. Çalışmada gelişim kuramcılarının kuramlarının ana temaları pandemi sürecinde astım bronşiti olan, okul dönemi çocuğa yaklaşımda kullanımı sağlanmıştır. Çalışmada COVID-19 pandemisi, okul dönemi ve özellikleri ile ilgili bilgi verilmiş ve vaka örneği sunulmuştur. Çalışma öncesi çocuk ve ebeveynlerinden onam alınmıştır. Çocuk gelişim kuramcıları temelinde COVID-19 pandemisinin anlatımı sağlanmıştır. Sonuç olarak gelişim kuramcılarının pediatri hemşireliğinin her alanında kullanılabilirliği ve bütüncül bakış açısı sağlaması açısından kliniklerde de uygulanması önerilmektedir.
  • Article
    Adölesan Sağlığı İçin Bir Tehlike: Menstruasyon Hijyeni ile İlgili Türkçe Web Sayfalarındaki Bilgiler Ne Kadar Güvenilir
    (2021-04-19) Ceylan, Sibel Serap
    Amaç İnternette yer alan bilgilerin güvenilirliği adölesan dönemdeki kızlarda doğru hijyen alışkanlıkların gelişmesinde ve sağlığın ve sürdürülmesinde önemlidir. Bu nedenle bu çalışma Türkçe web sayfalarında yer alan menstruasyon hijyeni konusundaki bilgilerin güvenilirliğini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem Araştırma tanımlayıcı tiptedir. Veriler Ağustos-Eylül 2019 tarihleri arasında internet ortamında Türkçe web sayfaları taranarak toplanmıştır. Çalışma verilerinin toplanmasında Web Sayfası Tanıtıcı Özellikler Formu ve Menstruasyon Hijyen İlkeleri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Belirlenmiş olan anahtar kelimeler ile ilk 10 tarama sayfasında yer alan ilk 100 web sitesi incelenmiştir. Web sayfalarında yer alan bilgiler “doğru bilgi”, “yanlış bilgi” ve “ilgisiz bilgi” şeklinde değerlendirilmiştir. Bulgular Araştırmada incelenen web sayfalarında yer alan bilgilerin %27.53’ünün doğru, %4.67’sinin yanlış ve %67.80’nin ise yetersiz olduğu belirlenmiştir. Menstruasyon hijyeni hakkındaki en fazla doğru bilgi adet döneminde hijyenik ped/bez/tampon kullanma, en fazla yanlış bilginin ise hijyenik ped/bez/tampon değiştirme sıklığı ile ilgilidir. Sonuç Türkçe web sayfalarında menstruasyon hijyeni ile ilgili bilgiler yeterli ve güvenilir değildir. Bu nedenle sağlık personeli tarafından yapılan eğitimlerle genç kızların menstruasyon hijyeni hakkındaki yanlış ve
  • Article
    Üniversite Öğrencilerinde E-sağlık Okuryazarlığı Ölçeğinin Türkçe Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması: Metadolojik Çalışma
    (2023) Aslan, Gülbahar Korkmaz; Şenyurt, Şeymanur
    Amaç: Bu çalışma, üniversite ö ğrencilerinde E-Sağlık Okur- yazarlığı Ölçeği’nin geçerlilik ve güvenilirli ğini belirlemek amac ıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Metodolojik tipte yapılan çalışma- nın evrenini 2020-2021 Bahar yar ıyılında Bursa Uluda ğ Üniversite- sinde sağlıkla ilgili fakültelerin dışındaki fakültelere kayıtlı öğrenciler oluşturmuştur. Çalışmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerine uyan ve katılmayı kabul eden 456 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmanın verileri Aralık 2021-Mayıs 2022 tarihleri aras ında çevrim içi olarak toplan- mıştır. Ölçeğin kapsam geçerli ği için kapsam geçerlik indeksi, yap ı geçerliği için açıklayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi, gü- venirliği için Cronbach alfa güvenirlik katsay ısı, madde-toplam puan analizi, test-tekrar test analizleri yap ılmıştır. Bulgular: Ölçeğin Kap- sam Geçerlik İndeks puanı 0.96 bulunmuştur. Ölçeğin faktör yapısını belirlemek için yapılan açıklayıcı faktör analizi sonucunda 3 faktör top- lam varyansın %62 aç ıklamıştır. Ölçeğin faktör yükleri 0.49 ile 0.85 arasında değişmiştir. Ölçek maddeleri için madde toplam korelasyoları 0.43 ile 0.77 arasında değişmiştir. Ölçeğin Cronbach alpha güvenilir- lik katsayısı 0.82 bulunmuştur. Ölçeğin işlevsel okuryazarlık alt boyutu güvenirlik katsayısı 0.63, okuryazarlık alt boyutu güvenirlik katsayısı 0.77, eleştirel okuryazarlık alt boyutu güvenirlik katsayısı 0.86 bulun- muştur. Test-tekrar test ölçümlerinin ise de ğişkenlik göstermedi ği (p>0.05) belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinde e-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği’nin Türkçe formunun geçerli ve güve- nilir olduğu belirlenmiştir. Ölçek, üniversite ö ğrencilerinin e-sağlık okuryazarlık düzeyini değerlendirmek için kullanılabilir. Gelecek ça- lışmalarda, ölçeğin farklı gruplar üzerinde geçerlilik ve güvenirlik ça- lışmalarının yapılması önerilebilir.