Uzmanlık Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11499/67669

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Specialist Thesis
    Denizli ilinde yaşayan geriatrik bireylerin oral hijyen alışkanlıklarının sosyodemografik veriler ve kronik hastalıklar açısından incelenmesi
    (2023) Erkoç, Zinnet; Akgül, Nilgün
    Amaç: Bu çalışmanın amacı; Denizli ilindeki 65 yaş üstü bireylerin çürük, dolgulu, eksik diş sayısını, plak ve diş taşı indekslerini de inceleyerek ağız sağlığı profillerini ortaya çıkarabilmektir. Daha sonra bu verilerin kronik hastalıklar, sosyodemografik veriler ve oral hijyen alışkanlıklarıyla ilişkisini tespit ederek ve halk sağlığı programlarının belirlenmesine katkıda bulunmak hedeflenmektedir. Yöntem: Çalışmaya Pamukkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne başvuran ve Denizli ilindeki huzurevlerinde bulunan 65 yaş üstü 534 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılar; demografik sorular, mevcut oral durumunu saptamaya yönelik sorular, oral hijyen alışkanlıklarını saptamaya yönelik sorular olmak üzere toplam 19 sorudan oluşan bir ankete katılmışlardır. Ayrıca katılımcıların oral muayenesi yapılıp DMFT ve OHI-S değerleri kaydedilmiştir. İstatistiksel anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenerek veriler One Way ANOVA testi, Independent Samples T-Testi ve Pearson ki-kare testi ile analiz edilmiştir. Bulgular: DMFT indeksi ile aşağıda belirtilen parametreler (yaş, ikamet yeri, eğitim düzeyi, birlikte yaşadıkları kişiler, hipertansiyon ve diyabet) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. (p<0,05) OHI-S ile aşağıda belirtilen durumlar (yaş, eğitim durumu, yaşanılan kişiler, görme bozuklukları ve ortopedik rahatsızlıklar) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmüştür. (p<0,05) Diş fırçalama sıklığı, fırça değiştirme sıklığı ve fırçalama yönü ile aşağıdaki sosyodemografik veriler (eğitim düzeyi, ikamet yeri ve yaş) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (p<0,05) Diş macunu kullanımı yaş ve eğitim düzeyi ile istatistiksel olarak ilişkiliyken arayüz temizliği sadece eğitim düzeyi ile istatistiksel olarak ilişkili bulunmuştur. (p<0,05) Sonuç: Yaşlı insanlar, kalan doğal dişleri çok az olsa da oral hijyen konusunda bilinç düzeylerini artıracak programlara ihtiyaç duyulmak tadır.
  • Specialist Thesis
    Farklı remineralizasyon tedavilerinin beyazlatma sonrası minenin optik özellikleri üzerine etkisinin değerlendirilmesi
    (2023) Ertemür, Aslıhan; Yazkan, Başak
    Amaç: Bu çalışmada farklı remineralizasyon tedavilerinin beyazlatma sonrası kullanımının minenin optik özellikleri üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda 100 adet sığır kesici dişi mine örneği kullanıldı. İki gruba ayrılan örnekler ofis ve ev tipi beyazlatma işlemine tabi tutuldu. Daha sonra örnekler beş alt gruba ayrıldı. Kontrol dışındaki gruplara asidüle fosfat florür (APF), kazein fosfopeptit amorf kalsiyum fosfat florür (CPP-ACPF), kalsiyum gliserofosfat, florür (CaGP, F) ve hidroksiapatit, florür (HAp, F) içeriğine sahip ajanlar uygulandı. Remineralizasyondan sonra örnekler şarap ile renklendirildi. Renk ölçümleri, başlangıçta, beyazlatmadan sonra, remineralizasyondan sonra ve renklendirmeden sonra bir spektrofotometre cihazı ile yapıldı. Renk değerlendirmeleri L*, a*, b*, CIEDE2000 renk değişimi (ΔE00), diş hekimliğinde beyazlık indeksi (WID) ve beyazlık indeksi değişimi (ΔWID) değerleriyle yapıldı. Veriler IBM SPSS V23 programı ile analiz edildi. İstatistiksel analiz için Kruskal Wallis testi, Friedman testi ve Dunn testi kullanıldı. Bulgular: Beyazlatmadan sonra tüm gruplarda L* değerleri artmış, a* ve b* değerleri azalmıştır. Ofis ve ev tipi ajan uygulanan grupların beyazlatma sonrası renk değişimi ve beyazlık indeksi değişimi değerlerinin istatistiksel olarak benzer olduğu görüldü. Remineralizasyon ajanı uygulanan gruplar değerlendirilen parametreler açısından kontrol grubu ile istatistiksel olarak benzer bulundu. Renklendirmeden sonra tüm gruplarda L* değerleri azalmış, a* ve b* değerleri artmıştır. Renklendirme sonrası renk stabilitesi açısından kontrol ve APF grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken, CPP-ACPF, CaGP, F ve HAp, F grupları ile kontrol arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır. Sonuç: Ofis tipi ve ev tipi beyazlatma yöntemleri benzer renk ve beyazlık değişimi göstermiştir. Florür, CPP-ACPF, CaGP, F ve HAp, F içeriğine sahip remineralizasyon ajanlarının ofis ve ev tipi beyazlatma yöntemlerinden hemen sonra uygulanması renk ve beyazlık indeksi değişimine etkisiz bulunmuştur. Sırasıyla HAp, F, CPP-ACPF ve CaGP, F içeriğine sahip remineralizasyon ajanları renk stabilitesi açısından daha başarılı bulunmuştur.
  • Specialist Thesis
    Diş Hekimliğinde sosyal medya paylaşımlarının dental özgüven ve estetik memnuniyet ile benlik saygısı üzerine etkisinin incelenmesi
    (2023) Özpala, Gizem; Akgül, Nilgün
    Amaç: Bu tez çalışması; yetişkinlerin, sosyal medyada karşılaştıkları dental resimler veya reklamların etkisi ile kendi diş estetiği memnuniyetlerini, dental özgüvenlerini ve buna bağlı olarak benlik saygılarını ölçmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: 19 ile 59 yaş aralığında sosyal medya kullanan 592 katılımcıya demografik, estetik diş hekimliği ve sosyal medya kullanımı, dental özgüven ve memnuniyetle ilgili sorulardan, benlik saygısını değerlendirmek üzere Rosenberg Benlik Saygısı Envanterinden (RSES) oluşan bir anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 yazılımı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Pearson ki-kare testi ile değerlendirilmiş, istatistiksel anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Ayrıca frekans analizi yapılarak, sonuçlar yüzde olarak verilmiştir. Bulgular: %61,5’i kadın, %38,5’i erkek olan katılımcıların, yaklaşık yarısından fazlası günde 2 saatten fazla süreyi sosyal medya üzerinde geçirmektedir. Sosyal medyada geçirilen zamanla yaş (p<0,0001), eğitim düzeyi (p<0,0001) ve benlik saygısı (p<0,001) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Benlik saygıları yaş faktörü ile karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu (p<0,05) sosyal medyada en çok zaman geçiren 19-29 yaş grubunun benlik saygısının diğer gruplara göre düşük olduğu tespit edilmiştir. Ankete katılan kişilerin %60’ına yakının dental özgüvenlerinin, %75’ine yakınının da benlik saygılarının yüksek olduğu, aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür (p<0,05). Sonuç: Sosyal medya platformları üzerinde uzun zaman geçiren kişilerde benlik saygısı ile birlikte dental özgüvenin düştüğü, estetik tedavilere yönelme eğiliminin ise arttığı belirlenmiştir. Sosyal medyanın etkisinin ve kullanıcı sayısının hızla artması, estetik operasyon geçiren kişilerin sayısının her yıl katlanarak artmasının bir nedeni olabileceğinden, özellikle genç bireylerin, psikolojik sağlıklarını korumak, benlik saygılarını geliştirmek ve kendileri ile ilgili doğru kararlar alabilmeleri için bu platformlarda gördükleri içerikleri eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerektiği vurgulanabilir.
  • Specialist Thesis
    CAD/CAM sistemlerinde kullanılan farklı içeriklere sahip seramik materyallerde gıda benzeri solüsyonların estetik, mekanik ve fiziksel etkilerinin değerlendirilmesi
    (2023) Koyal, Çağrı; Sağesen, Hatice Lamia Elif
    Amaç: Sabit protetik uygulamalarda hem estetik hem de fonksiyon eksikliği nedeniyle sıklıkla tercih edilen, CAD/CAM sistemlerinde kullanılan farklı içeriklere sahip kazınabilir blokların gıda benzeri solüsyonlarda bekletilmesi sonrası estetik, mekanik, fiziksel ve viskoelastik özelliklerindeki değişimin değerlendirilmesidir. Yöntem: Bir indirekt kompozit (Gradia Plus) ve altı farklı CAD/CAM restoratif (Brilliant Crios, Shofu Block HC, Cerasmart 270, IPS Empress CAD, VITA Mark II, IPS e.max CAD) materyallerinden 1,2 mm kalınlığında 224 adet örnek hazırlanarak 4 farklı gıda benzeri solüsyonun (distile su, etanol-su, sitrik asit ve heptan) içerisinde bekletilmek üzere rastgele 28 alt gruba ayrılmıştır. 3 farklı zaman diliminde (T0, T12 ve T60) örneklerin estetik, mekanik, fiziksel ve viskoelastik özelliklerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Veriler SPSS 25.0 (IBM SPSS Statistics 25 software (Armonk, NY: IBM Corp.)) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkların incelenmesinde Kruskal Wallis Varyans Analizi (post hoc: Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi), bağımlı grup incelemelerinde Friedman Testi (post hoc: Bonferroni düzeltmeli Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testi), sayısal değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde ise Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Tüm incelemelerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızdaki dört farklı gıda benzeri solüsyon içerisinde bekletilen bir indirekt kompozit ve altı farklı CAD/CAM restoratif materyal arasında, zaman aralıklarındaki pürüzlülük, renk, parlaklık ve mikrosertlik değişimleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Dinamik mekanik analiz ile viskoelastik özelliklerin incelenmesi sonrasında en yüksek sönümleme kapasitesi rezin içerikli materyallerde görülürken, cam matriks seramikler belirgin şekilde daha düşük değerler göstermiştir. Tüm materyallerde zamanla sönümleme kapasitesinin azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Gıda benzeri solüsyonlar çalışmada kullanılan tüm materyaller üzerinde olumsuz etkiler göstererek materyallerde pürüzlülüğün ve renklenmenin artmasına, parlaklığın, mikrosertliğin ve sönümleme kapasitesinin azalmasına neden olmuştur.