Uzmanlık Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11499/67669
Browse
2 results
Search Results
Specialist Thesis Benign tanılarla tiroit operasyonu yapılan olgularda nüks nodüler guatr gelişimini etkileyen faktörler(Pamukkale Üniversitesi, 2006) Özdeş, İbrahim; Balcı, Mustafa Kemal; Baştemir, Mehmet6. Ailede guatr öyküsünün, olguda diyabetes mellitus hastalığının,cinsiyetin ve yaşın nüks oluşumu üzerine etkisi saptanmadı.7. Yaygın rezeksiyon yapılan olgularda postoperatif TSH düzeylerinin,parsiyel rezeksiyon yapılan olgulara göre daha yüksek olduğusaptanmıştır.8. Operasyon şeklinin LT4 alımı üzerine etkisi gösterilememiştir.Postoperatif LT4 tedavisi olgulara rutin olarak başlandığından LT4almayan olgu sayısı oldukça düşük olarak saptandı.9. Tiroidektomi uygulanan olguların %9,4'ünde komplikasyon geliştiğisaptanmış olup operasyon şeklinin komplikasyon gelişimi üzerineetkisinin anlamlı oranda olmadığı gösterilmiştir.7.ÖZETBu çalışmada; benign tiroit hastalığı nedeniyle tiroidektomioperasyonu yapılan hastalarda nüks nodüler guatr gelişimini etkileyenfaktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve MetabolizmaHastalıkları ile Genel Cerrahi bölümünce takip edilen 1975-2004 yıllarıarasında benign tiroit patolojisi nedeniyle opere edilmiş ve en az 1 yılpostoperatif süre ile izlenen olgular retrospektif olarak çalışmaya alındı.Yaş ortalaması 51.35±10 yıl olan 161'i kadın, 21'i erkek toplam 182 olguçalışmaya alındı. Olguların 162 si nüksü etkileyen faktörler açısındandeğerlendirildi. Olguların postoperatif ve izlem sırasındaki tiroit USGincelemeleri (tiroit volümü ve nodül açısından), postoperatif ve izlem37süresindeki TSH düzeyleri, Preoperatif ve postoperatif patolojik tanılarınüks gelişimi açısından değerlendirmeye alındı. LT4 tedavisinin, operasyonşeklinin, izlem süresinin, diyabetes mellitusun, yaşın, cinsiyetin, aileselguatr öyküsünün, nüks üzerine etkisi de değerlendirildi. Hastalar ayrıca,postoperatif tiroidektomi sonrası komplikasyon gelişimi yönünden dedeğerlendirildi. Bening tiroit hastalıkları nedeni ile opere edilen olguların%30,2'sinde nüks nodüler guatr geliştiği saptandı. Postoperatif LT4tedavisinin ve operasyon şeklinin (özellikle total ve bileteral subtotaltiroidektomi) nüksü anlamlı şekilde etkilediği görüldü(p<0,05). Postoperatifizlem süresinin ve cerrahi sonrası bırakılan remnant doku miktarınınrekürrens sıklığını belirleyen etkenler olduğu saptandı(p<0,001, p<0,001).Preoperatif tanının ve postoperatif patolojik tanının nüks nodüler guatrgelişiminde etkili olmadığı bulundu. Ailede guatr öyküsünün, olgudadiabetes mellitus hastalığının, cinsiyetin ve yaşın nüks oluşumu üzerineetkisi saptanmadı. Cerrahi rezeksiyon genişliğinin kompikasyon oranınıetkilemediği gösterildi.Sonuç olarak postoperatif olarak bırakılan bakiye doku miktarı ve LT4tedavisi nodül oluşumunu etkileyen önemli faktörler olarakdeğerlendirilebilir.8. SUMMARYIn this study, we aim to investigate the factors effecting formationof recurrent nodular guatr after thyroidectomy.Patients who applied to Akdeniz Universty Hospital Endocrinologyand Metabolism and General Surgery departments between 1975-2004years were included to study. They were operated and followed at least 1year after thyroidectomy. 182 patients(161 women, 21 men) wereincluded to study(mean age:51,35±10). 162 of them were analyzed aboutfactors effecting recurrent thyroid nodules.38Specialist Thesis Denizli yöresinde glukoz-6-fosfat dehidrogenaz enzim yetmezliği sıklığının araştırılması(Pamukkale Üniversitesi, 2001) Özdeş, İbrahim; Keskin, AliGlukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim yetmezliği hemoglobinopatilerden sonra ikinci sıklıkta görülen kalıtsal bir hastalıktır. Dünyada coğrafik ve etnik yapıya bağlı olarak belirli yerleşim birimlerinde ve toplumlarında daha fazla oranda görülmektedir. Ülkemizde enzim yetmezliğine daha çok Akdeniz bölgesinde rastlanmıştır. Denizli ili ve çevresinde ise bugüne kadar G6PD enzim yetmezliğinin sıklığının belirlenmesine yönelik bir çalışma yapılmamıştır. Çalışmaya, Denizli il merkezi ve ilçelerindeki orta dereceli okullarda okuyan yaşları 14-17 arasında değişen 918' i kız, 1032' si erkek olmak üzere toplam 1950 öğrenci alındı. Öğrencilerin parmak uçlarından alınan kan örneklerine floresan spot testi uygulanarak, tam ve kısmi yetmezlikli bireyler saptandı. Bu bireylerden alınan ikinci kan örneklerine kontrol amaçlı tekrar floresan spot testi uygulandıktan sonra, spektrofotometrik olarak enzim aktivitesi ölçümleri yapıldı. Sonuçlar; 16 bireyde tam yetmezlik, 8 bireyde kısmi yetmezlik olmak üzere toplam 24 bireyde G6PD enzim yetmezliğinin olduğunu göstermiştir. Tam yetmezlikli bireylerin 14' ü erkek, 2' si kız; kısmi yetmezlikli bireylerin 1' i erkek, 7' si kız idi. Buna göre tüm olgularda G6PD enzim yetmezliği sıklığı %1.23, kızlarda %0.98, erkeklerde ise %1.45 olarak bulundu. Tam yetmezlikli bireylerde G6PD enzim düzeyi 0.85 ±0.55 lU/gHb, kısmi yetmezlikli bireylerde ise 4.95 ±1.76 lU/gHb olarak bulundu. Bu çalışmayla Denizli yöresindeki G6PD enzim yetmezliği sıklığının Akdeniz yöresindeki illere göre daha düşük düzeyde olduğu ortaya konmuştur. 57
