İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/11499/45993
Browse
959 results
Search Results
Article Türkiye’de Yol Güvenliği Performansının Çok Kriterli Değerlendirilmesi: Bütünleşik Centroidous-Ram Yaklaşımı(2025-12-03) Öztaş, TayfunRoad safety depends on numerous factors, and even the smallest error can result in severe injuries or fatalities.Therefore, with their irreversible consequences, traffic accidents have become a critical problem that threatens both public health and national economies. This study evaluates road safety in Türkiye’s 81 provinces through a Multi-Criteria Decision Making (MCDM) framework using official data from the Turkish Statistical Institute. The analysis follows a four-stage methodology. First, criterion weights were determined using the Centroidous method, the highest weight was assigned to the criterion of the number of traffic accidents per million population, while the lowest weight was assigned to the criterion of the number of licensed drivers. Second, provinces were ranked based on their road safety performance using the RAM method. As a result, Istanbul was identified as the best-performing province, whereas Muğla was identified as the lowest-performing province. Third, a sensitivity analysis was conducted under five different scenarios to analyze the effect of the changes in the criteria weights on the ranking results. Finally, a comparative analysis was carried out using the COPRAS, MABAC, TOPSIS, and WASPAS methods, and the validity of the proposed approach was verified with a correlation exceeding 91%.Article Sürdürülebilir Kent Hareketliliği Performans Değerlendirmesi İçin Yeni Birçok Kriterli Karar Verme Yaklaşımı: Merec-Rawec Uygulaması(2026-01-15) Öztaş, TayfunThe continuous growth of urban populations worldwide has made urban mobility increasingly complex. As a multifaceted phenomenon shaped by diverse factors, urban mobility plays a critical role in shaping the quality of life. This study aims to evaluate urban mobility not only from a transportation perspective but also within a broader sustainability framework by assessing city performance through objectively determined criterion weights and ranking cities accordingly. For this purpose, the MEREC-RAWEC approach is proposed. The analysis was conducted using six criteria and seven alternatives aligned with the sustainability dimensions outlined in the ISO 37120 standard, drawing on data from the Sustainable Mobility Readiness Index. The MEREC results indicate that Finance (0.2848) is the most important criterion in sustainable urban mobility, while Transport Supply (0.0700) is the least significant. Using these weights, the RAWEC method ranked Buenos Aires as the highest-performing city, whereas Cape Town ranked the lowest. Sensitivity analysis under four scenarios showed that the rankings were largely stable with respect to variations in weights. To ensure robustness, the results were compared with those of the MABAC, EDAS, CODAS, and MAIRCA methods. The findings revealed full consistency with MABAC and MAIRCA and a strong correlation (89%) with EDAS and CODAS, confirming the reliability of the approach. Finally, the study offers policy recommendations for city administrations and decision-makers to foster the development of more livable and sustainable urban environments.Article Avrupa Birliği’ne Aday Ülkelerin Pandemi Öncesi Ve Sonrası Siber Güvenlik Performansı: Centroidous Ve Raps Yöntemleri İle Bir Değerlendirme(2026-01-12) Öztaş, Gülin ZeynepDigital transformation introduces complex cybersecurity risks, and countries and institutions must evaluate their capacities to identify, anticipate, and address these threats effectively. Accordingly, there is a growing need for tools to assess digital security capabilities and evaluate cybersecurity performance. In parallel, the European Union has introduced legally binding cybersecurity obligations for both member and candidate countries through regulatory frameworks. As a result, assessing cybersecurity performance has become not only a technical matter but also a political and legal imperative. This study analyzes the cybersecurity performance of European Union candidate countries in two distinct periods: before and after the pandemic. Twelve performance indicators from the National Cyber Security Index were objectively weighted using Centroidous, and the performance of nine candidate countries was subsequently ranked using the RAPS method. By proposing an alternative methodology for objectively measuring cybersecurity performance, this study contributes to decision-making processes for policymakers. The findings reveal that, in the post-pandemic period, the importance of cybersecurity indicators changed considerably. Policy development, incident response, and training gained importance, while cyber threat sharing, electronic identity and trust services, protection of personal data indicators became relatively less significant. Furthermore, the analysis pointed out which countries were prepared for the rapid digitalization during the pandemic. According to the findings, Georgia and Ukraine transformed crisis into an opportunity by strengthen their cybersecurity capacities, whereas Moldova and Montenegro made insufficient progress. Türkiye has demonstrated a moderate level of cybersecurity performance, however, it needs to accelerate its cybersecurity efforts to enhance its competitive standing.Article Türkiye’de Vergi Gelirlerinin Belirleyicileri: Kurumsal Kalitenin Etkisi(2023) Akçay, FatihDevletin varlık sebebi kamusal mal ve hiz- metlerin üretimini/sunumunu sağlayarak top- lumsal ihtiyaçların giderilmesidir. Bu süreç ka- mu harcamalarının yapılmasını gerektirmekte ve vergiler kamu kesiminin en temel finansman kaynağını oluşturmaktadır. Vergi gelirleri ise ekonomik, mali, sosyal, siyasi, kurumsal vd. faktörlerden etkilenmektedir. Bu çalışmada, ge- lişmekte olan ülkelerde çok önemli bir politika aracı olan vergi gelirlerinin düzeyini etkileyen ku- rumsal faktörler Türkiye için analiz edilerek, iyi bir vergi sistemi oluşturulmasında politika yapı- cılara kanıtlar sunulmaktadır. 1996-2021 dönemi için kurumsal kalite göstergesinin altı alt bileşeni ile vergi gelirleri ilişkisi ARDL sınır testi ile analiz edilmektedir. Değişkenler arasında uzun dönem ilişkisi bulunmaktadır. Analiz bulguları; yolsuz-luğun kontrolü ve hükümet etkinliği değişken- lerinin vergi gelirlerini pozitif etkilediğini, ifade özgürlüğü ve hesap verilebilirlik değişkenin ise negatif etkilediğini göstermektedir. Siyasi istik- rar, hukukun üstünlüğü ve düzenleyicilik kalitesi değişkenlerinin vergi gelirleri üzerinde anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.Article Türkiye’de Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Vergisel Avantajları ve Ekonomik Gelişime Katkısı(2023) Kabayuka, Gözde; Oz, ErsanCountries that produce high-tech products by focusing on R&D and innovation gain a competitive advantage in today’s competitive world. The fact that R&D activities affect the national economy through many channels leads to the provision of support and incentives by the public sector. Developments in science and technology in recent years have increased the need for university and industry cooperation. Within the scope of this cooperation, technology development zones come to the fore. Law No. 4691 provides various exemptions such as income tax, corporate tax, VAT exemption, stamp tax, real estate tax exemption for those operating in technology development zones in Turkey. The state incurs a certain cost through tax incentives and loses revenue. In return for these costs incurred, some economic benefits are obtained in technology development zones. In the study, the contribution of technology development zones to the national economy is discussed by giving place to the tax incentives provided by Law No. 4691. As a result of the study, it was determined that when a comparison was made between the cost incurred due to the tax advantages provided to technology development zones and the benefit obtained for the national economy, a concrete result in favor of the benefit emerged.Article The Effect of Temporary Disability Allowance on Individuals’ Sick Leave Behavior(2024) Toplar, Mehmet; Oztepe, Nagihan DurusoyHemen hemen tüm ülkelerdeki sosyal güvenlik programlarında, çalışanlara hastalık durumunda tıbbi yardımın yanı sıra nakit yardımlar da sağlanmaktadır. Türkiye'de “iş göremezlik ödeneği” olarak bilinen bu nakdi yardımlar, sigortalıların hastalık izni, iş kazası, meslek hastalığı veya doğum izni nedeniyle kaybettikleri gelir/ücretlerinin bir kısmının karşılanmasını amaçlamaktadır. Bu ödemelerin kriterleri ve miktarı ül keden ülkeye değişmektedir. Birçok ülkede sigortalı olmak bu tür ödemelere hak kazanmak için yeterli bir kriter olarak kabul edilirken, öde melerin hesaplanmasında sigortalının ortalama günlük kazancı büyük ölçüde dikkate alınmaktadır. Bazı ülkelerde raporlu olunan her gün ödemelerin hesabında dikkate alınırken, bazı ülkelerde ise belirli bir bek leme süresinden sonra ödeme yapılmaktadır. Bu çalışmada hastalık si gortası kapsamında ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin bireylerin hastalık izni alma davranışlarına etkisi incelenmiştir. Bulgular, Denizli ilinde 4/I-a kapsamında çalışan 27 görüşmeci ile yapılan derinlemesine görüşmelere dayanmaktadır. Konuya farklı açılardan yaklaşabilmek adı na 3 işveren ve 1 doktor da görüşmelere dâhil edilmiştir. Bulgulara göre, bireylerin hastalık izni alma kararlarındaki birincil belirleyici ücret kay bıdır. Diğer bir deyişle çalışanlar, izin almaları durumunda ücretlerinde bir azalma yaşayacaklarını bildikleri için hastalık izni almaktan çekine bilmektedirler. Ayrıca olumsuz çalışma koşulları ve izin almada yaşanan zorluklar da hastalık izni davranışını etkileyen faktörler arasında yer almaktadır. Ayrıca, geçici iş göremezlik ödeneğinin tamamen ödenmesi durumunda istismara açık hale geldiği tespit edilmiştir. Diğer bir deyişle, bazı çalışanlar fiilen hasta olmadıkları halde hastalık izni alarak geçici iş göremezlik ödeneği almaya çalışabilmektedirler. Bu durum hastalık si gortası sistemi ve işverenler için bir maliyet oluşturabilmektedir. Bu nedenle, bu tür programların tasarımında, çalışanları yalnızca gerçekten hasta olduklarında bu ödemeleri almaya teşvik eden mekanizmalara sa hip olmak önemlidir.Article Sağlık Harcamalarının İntihar Ölümleri Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği(2025) Karul, Caginİntiharın kamu sağlığı içerisindeki önemi, son yıllarda giderek artmış ve sağlık ekonomisinin önde gelen çalışma alanlarından biri olmuştur. Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye'de 1975-2020 döneminde sağlık harcamalarının intihar ölümleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Veri seti uzun bir dönemi kapsadığı için serilerdeki muhtemel yapısal değişimleri dikkate almak adına çalışmamızda, Fourier yaklaşımına dayalı durağanlık ve eşbütünleşme testlerinden yararlanılmakta ve değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunun belirlenebilmesi için Dinamik Sıradan En Küçük Kareler tahmincisi kullanılmaktadır. Çalışmada, toplam, erkek ve kadın intihar oranları ile sağlık harcaması arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sağlık harcamalarındaki artışın, toplam, erkek ve kadın intihar oranları üzerinde düşürücü yönde ve istatistiki olarak anlamlı etkisi bulunmaktadır. Çalışmamız, Türkiye için intihar ölümleri ve sağlık harcaması arasındaki ilişkiyi inceleyen sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olmakla beraber, yapısal kırılmaları dikkate alan ilk araştırma olarak literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, politika yapıcıların intiharların azaltılmasına yönelik politikalar oluşturulması ve uygulanması için önemli çıkarımlara sahiptir.Article Mali Sürdürülebilirliğe Giden Yolda Asimetrik Yapı Ne Kadar Etkili? Türkiye Üzerine Yeniden Düşünmek(2023) Yavuz, Ersın; Kılıç, Emre; Kar, Asım; Şevket, PazarcıThe aim of the paper is to analyze the fiscal sustainability in Türkiye with empirical methods using data for the period 1960-2022. In this context, public revenue, public expenditure and public debt variables are analyzed with conventional and quantile tests. In particular, the FNQKS test, which can model non-normal distribution, nonlinearity and structural breaks together, provides a comprehensive analysis of fiscal sustainability. Moreover, the QCR quantile cointegration approach tests fiscal sustainability through the relationship between public revenues and public expenditures. According to the results, contrary to conventional methods, quantile findings reveal the existence of an asymmetric fiscal sustainability in Türkiye. The paper differs from the literature by utilizing methodological innovations and offers a new perspective on fiscal sustainability.Article Küreselleşme Sürecinde Mali Sürdürülebilirliğin Zayıf ve Güçlü Formlarına Yeni bir Bakış: Türkiye Ekonomisi üzerine Ampirik bir İnceleme(Maliye Bakanligi, 2025) Ceylan, Reşat; Özbek, SefaBu çalışmada Türkiye ekonomisinde 1980-2023 dönemine ait kamu borcuna ödenen faiz, faiz dışı fazla, kamu geliri, kamu harcaması ve kamu borcu değişkenlerinden yararlanılarak mali sürdürülebilirliğin geçerliliği araştırılmaktadır. Ampirik analizde, geleneksel birim kök testlerine ek olarak doğrusal olmayan birim kök testlerinden ve Fourier tabanlı doğrusal olmayan birim kök testlerinden yararlanılmaktadır. Diğer yandan mali sürdürülebilirlik için geleneksel ve doğrusal olmayan koentegrasyon testlerine ek olarak Yazıcı (2024) tarafından önerilen Fourier fonksiyonlarına dayalı güncel yaklaşımlar kullanılmaktadır. Ampirik bulgular, Türkiye ekonomisinde güncel ampirik yöntemlerin mali sürdürülebilirliği daha güçlü şekilde ortaya koyduğunu göstermektedir.Article G7 Ülkelerinde Vergi Takozu ve İşsizlik İlişkisi: Kantil Eşbütünleşme Testinden Kanıtlar(2025-12-31) Ergen, Eren; Çelik, Mervenur; Altinbaş, NesrinEmek üzerinden alınan vergiler işverenin maliyeti olarak kabul edilip vergi takozu olarak anılmaktadır. Vergi takozunun istihdam üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Nitekim emek üzerinden alınan verginin artması daha az emeğin istihdam edilmesine veya kayıt dışı istihdamın teşvik edilmesine olanak sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı gelişmiş ülkelerde vergi takozunun istihdam üzerindeki etkisinin analiz edilmesidir. Analizde 2000-2023 dönemini kapsayan yıllık veriler G7 ülkeleri için ele alınmaktadır. İlgili ülkelere ait veri setinin kuyruklu yapıya sahip olmasından dolayı çalışmada kantil eşbütünleşme testinden yararlanılmaktadır. Buna ek olarak kantil yöntem pozitif ve negatif şokları ayrıştırmakta ve olası içsellik sorununu dikkate almaktadır. Elde edilen bulgular Japonya hariç eşbütünleşme ilişkisinin varlığını kanıtlamaktadır. Düşük ve orta kantillerde örneklemin yaklaşık %57’sinde pozitif ilişki görülürken, yüksek kantillerde ise örneklemin yaklaşık %43’ünde pozitif ilişki görülmektedir. Bir başka deyişle, negatif şoklarda vergi takozu işsizliği pozitif şoklara göre daha fazla artırmaktadır. Dolayısıyla vergi takozu ile işsizlik arasında G7 ülkelerinde asimetrik bir yapının varlığına yönelik olarak yeni kanıtlar sunulmaktadır.
