Ata Öztürk, Hatice Kübra

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Ata Öztürk, Hatice Kübra
Job Title
Email Address
hkubraa@pau.edu.tr
Main Affiliation
14.02. Internal Medicine
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
0
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
0
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

6

Articles

4

Views / Downloads

10756/2166

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

1

Scopus Citation Count

1

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.17

Scopus Citations per Publication

0.17

Open Access Source

5

Supervised Theses

0

JournalCount
Adli Tıp Bülteni2
Gazi Medical Journal1
Rechtsmedizin1
Türkiye Klinikleri Adli Tıp ve Adli Bilimler Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Postmortem Adli Tıbbi İncelemelerde Şahit Kan Numunesinin Önemi: Metanol İntoksikasyonu
    (2023) Öztürk, Hatice Kübra Ata; Dereli, Ayse Kurtulus; Gungor, Ahmet Yahya
    Ani ve şüpheli ölümlerde ölüm nedeninin tespit edilmesinde otopsiyle birlikte, otopsi sırasında alınan biyolojik örneklerin histopatolojik ve toksikolojik analizleri önemlidir. Bununla birlikte özellikle tedavi gören olgularda postmortem dönemde yapılan analizlerde toksik madde saptanamamaktadır. Bu durumda hastaneye ilk başvurusunda alınıp saklanan şahit numunelerde inceleme yapılabilir. Bu çalışmada, özgeçmişinde kolonya içme öyküsü olan ve yol kenarında bilinci kapalı şekilde bulunan 55 yaşında bir erkek olgu sunulmuştur. Olgu, yoğun bakımdaki tedavisi sırasında ölmüştür. Postmortem alınan biyolojik örneklerde herhangi bir toksik madde bulunamamış olup, ancak acil servis başvurusunda alınan şahit kan numunesi analizinde lethal dozda metanol ve formik asit saptanmıştır. Bu olgu ile adli olguların ilk başvurularında ilgili biyolojik örneklerin şahit numunelerinin alınarak, gerektiğinde adli tıbbi amaçlarla kullanılmak üzere belirli bir süre muhafaza edilmesinin önemi vurgulanmak istenmiştir.
  • Report
    İnternet Üzerinden Alınan Potasyum Siyanür İle İntihar: Olgu Sunumu
    (2020) Öztürk, Hatice Kübra Ata; Akça, Alper; Dereli, Ayse Kurtulus
    Siyanür bilinen en toksik maddelerden birisidir. Akut zehirlenmelerine sıkrastlanmamakla birlikte siyanürle intiharlar sıklıkla ölümle sonuçlanır. Bu çalışmada;internet aracılığı ile alınan potasyum siyanür ile intihar eden 27 yaşındaki bir erkekolgu sunulmuştur. Olay yerinde beyaz renkli madde ile bulaşıklı bir adet su bardağı,internet üzerinden kimyasal malzemeler satan bir firmadan 1 kg potasyum siyanür satınaldığını belgeleyen fatura ve kredi kartı ödeme fişi bulunmuştur. Otopside özefagustasubmukozal konjesyon ve fokal taze kanama alanları, diğer dokularda ağır hiperemigibi nonspesifik bulgular olduğu görülmüş ve toksikolojik incelemede ağız yoluyla alı-nan akut siyanür zehirlenmesi nedeniyle öldüğü saptanmıştır. Bu olgu, bilinen en toksikmadde olan siyanürün internet üzerinden kolaylıkla alınabilmesine dikkat çekmek vebu maddelere erişimin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini vurgulamak amacıylasunulmuştur
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Otopsilerde Karşılaşılan Dövmelerin Retrospektif Olarak Tanımlanması ve Sınıflandırılması
    (Galenos Publ House, 2025) Ozturk, Hatice Kubra Ata; Acar, Kemalettin; Dereli, Ayse Kurtulus
    Amaç: Deri altına çini mürekkebi, karbon gibi boyalar kullanılarak oluşturulan şekillere “tatuaj/dövme” denir. Her şekil özgürlük, cinsellik gibi farklı anlamlar içerir. Adli tıpta dövmeler, kimliklendirme amacıyla kullanılır. Dövmeler, bireylerin özgeçmişi ile ilgili bilgiler sunarak ölüm orijininin belirlenmesine yardımcı olabilir. Çalışmamızın amacı; vücut dövmelerinin profilini analiz etmek, karşılaştığımız dövmeleri tanımlamak ve sınıflandırmak ve dövmelerin adli tıp açısından önemini vurgulamaktır. Ayrıca çalışmamızda, olgularımızın ölüm nedenleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığını ortaya koymayı amaçladık. Yöntemler: Denizli’de 01/01/2020-31/07/2022 tarihleri arasında medikolegal otopsi yapılan, orijini doğal ölüm ve intihar olan olgularda bulunan dövmeler retrospektif olarak değerlendirildi. Dövme sayısı, bulunduğu vücut bölgesi ve türü parametreleri esas alınarak analiz yapıldı. Çalışmaya, 19 doğal ölüm ve 35 intihar olgusu dahil edildi. İntihar olgularının 29 (%82.9)’u erkek ve 6 (%17.1)’sı kadın idi. Doğal ölüm olgularının ise, 16 (%84.2)’sı erkek ve 3 (%15.8)’ü kadın idi. İntihar olgularının yaş ortalaması 30.34±9.47 olup, doğal ölümlerin 43.84±10.7 idi. Bulgular: İntihar ve doğal ölümler arasında dövme sayısı, türü ve yeri açısından anlamlı bir fark tespit edilmedi. Ortalama dövme sayısı, intiharlarda doğal ölümlere göre daha yüksekti, ancak iki grup arasında toplam dövme sayısı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p=0.647). İntihar olguları, doğal ölümlere göre daha fazla sayıda şekil/geometrik/ilüstrasyon ve hayvan/yaratık dövmesine sahip olma eğilimindeydi. Sonuç: Çalışmamızda dövmeler detaylı olarak tanımlandı. Ölüm orijinleri de dikkate alınarak analiz yapıldı ve elde edilen bilgilerle literatüre katkı sağlandı.
  • Article
    Denizli’de Meydana Gelen 0-18 Yaş Grubu Adli Ölümlerin Retrospektif Değerlendirilmesi
    (2022) Öztürk, Hatice Kübra Ata; Zeybek, Volkan; Acar, Kemalettin; Baltaci, Ayşe Seydaoğullari
    Amaç: Bu çalışmada, Denizli’de meydana gelen çocukluk çağı adli ölüm olgularının özelliklerinin ve yaş gruplarına göre en sık ölüm nedenlerinin risk faktörleri ile birlikte belirlenmesi ve önlenebilir ölüm nedenlerinin literatür bilgileri eşliğinde tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ocak 2014-Aralık 2018 yılları arasında otopsi işlemi yapılan 0-18 yaş grubunda yer alan olguların, ölü muayene ve otopsi kayıtları ile toksikolojik ve histopatolojik inceleme raporları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Olguların yaş, cinsiyet, ölüm nedeni, ölüm orijini ile ilgili veriler değerlendirilmiştir. Olgular yaşa göre 1 yaş altı, 1-4 yaş, 5-9 yaş, 10-14 yaş ve 15-18 yaş olarak gruplandırılmıştır. Bulgular: İncelenen 5 yıllık süreçte 210 çocuğa ölü muayenesi ve otopsi işlemi yapılmıştır. Olguların yaş ortalamasının 8,94±7,02 olduğu tespit edilmiştir. Yaş dağılımına göre gruplandırıldığında en fazla olgu sayısının 76 (%36,2) ile 15-18 yaş arasında olduğu anlaşılmıştır. En sık trafik kazası (%35,2) olmak üzere kaza orijinli ölümler gözlenmiştir. Ölüm nedenlerine bakıldığında en sık (%40) künt travmatik yaralanmalara bağlı ölümler gerçekleşmiştir. Sonuç: Çalışmamızda değerlendirilen çocukluk çağı adli otopsi olgularının büyük çoğunluğunda belirli önlemler ve müdahaleler ile engellenebilecek nitelikte kazaların olması dikkat çekmektedir. Ayrıca cinayet ve intihar orijinli ölümlerin de azımsanmayacak seviyede olduğu görülmüştür. Çocuk ölümleri ile ilgili tam ve kapsamlı bir medikolegal inceleme yapılması ve bu verilerin belirli aralıklarla analiz edilerek bu konu hakkında değerlendirme yapılması, önlenebilir çocuk ölümlerin azaltılması ve engellenmesi için önemlidir.
  • Specialist Thesis
    İntihar olgularında LRRTM4 gen ekspresyon profilinin belirlenmesi
    (2022) Ata Öztürk, Hatice Kübra; Acar, Kemalettin
    İntihar, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kişinin kasıtlı olarak kendini öldürme eylemi şeklinde tanımlanmıştır. Adli Tıp uygulamalarında intihar olguları önemli bir yere sahip olup, bu olgulara tıbbi ve hukuki yaklaşım gereklidir. Tamamlanmış intihar olguları ve intihar girişimlerinde kişiyi intihara sevk eden nedenlerin araştırılması ve aydınlatılması adli açıdan önem taşımaktadır. Aile içi problemler, düşük sosyoekonomik ortam ve stresli yaşam tarzı intihar nedenlerinden bazıları olup; major depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi psikiyatrik hastalıklar da intihar riskini arttırmaktadır. İntihar etiyolojisini belirlemeye yönelik yapılan çalışmalar, beyinde meydana gelen nöroendokrin değişikliklerle birlikte genetik faktörlerin de etiyolojide önemli bir yere sahip olduğunu göstermiştir. Çalışmamızda, intihar orijinli 38 olgu (ası, oral ilaç alımı, parenteral ilaç alımı, ateşli silah yaralanması, boğma ve yüksekten atlama) çalışma grubuna seçilmiştir. Kontrol grubuna ise, kardiyak nedenli doğal ölüm olguları ile orijini intihar olmayan ateşli silah yaralanmaları ve trafik kazası olgularından oluşan 30 olgu dahil edilmiştir. Otopsi işlemi sırasında olgulardan, beyinde dorsolateral prefrontal korteks (BA9 ve BA46) lokalizasyonundan örnek alınmıştır. Alınan doku örneğinde, kantitatif PCR ve western blot yöntemleri kullanılarak LRRTM4 gen ekspresyonları mRNA ve protein düzeyinde analiz edilmiştir. Orijini intihar olan ölümler ile intihar olmayan ölümler arasında LRRTM4 gen ekspresyonu değerleri karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca olguların sosyodemografik özellikleri de incelenmiştir. Sonuç olarak; intihar davranışı ile LRRTM4 geni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamız intihara yatkın bireylerde risk faktörlerinin önceden tespit edilmesine, tedavi-koruma protokollerinin oluşturulmasına ve adli-tıbbi değerlendirme sürecine olumlu katkı sağlayacaktır. Ayrıca genetik faktörlerin intihar etiyolojisindeki yerine dair yapılacak olan diğer çalışmalara yol gösterici olacaktır.
  • Article
    Being a Woman in Forensic Medicine: Professional Inequities and Work-Life Challenges in Turkey
    (Springer, 2025) Zeybek, Volkan; Ozturk, Hatice Kubra Ata; Acar, Kemalettin; Baltaci, Ayse Seydaogullari
    Background and objective: Gender discrimination hinders women's career advancement. As in science, technology and mathematics, women in forensic sciences are underrepresented in high-ranking positions. This study aims to gather data on the demographic characteristics, academic goals, job satisfaction, career progression and work-life balance of female forensic medicine specialists and residents in Turkey and reveal their attitudes and experiences regarding gender discrimination. Material and methods: The study population comprised female forensic medicine specialists and residents in Turkey. An email invitation was sent to 109 female members of the Turkish Association of Forensic Medicine Specialists. A total of 85 participants (78%) completed the online survey. The questionnaire consisted of 40 items, including 13 demographic questions and 27 items assessing views and experiences on gender discrimination. Results and conclusion: A total of 43.5% of participants reported experiencing gender discrimination in their professional lives. Those who reported such experiences indicated that being a woman negatively impacted their careers, men were preferred, held more influential roles and were taken more seriously (p < 0.001). In the field of forensic medicine, which is closely related to justice and gender equality, women face challenges related to gender discrimination. This is the first study to analyze the career development and work-life balance of female forensic medicine physicians in Turkey and is expected to guide further research both nationally and internationally.